Bursaspor camiası Recep Günay’ın başkanlığı döneminde ikinci kez kulübün kapanışı sözleriyle çalkalanıyor.

Haksızlık etmeyelim. Sadece Bursaspor camiası değil. Türkiye spor kamuoyunu meşgul eden bir konu haline geldi başkanın yaptığı talihsiz ve gerçek ile ilgisi olmayan açıklamalar.

Maalesef ki sportif başarısızlığı omuzlamaya çalışan camiaya başkan bir hançer misali darbeyi hafta içinde vurdu.

Sezon başında yapılan bir konuşmanın ardından Bursaspor Kulübü Başkanı Recep Günay geçtiğimiz günlerde verdiği röportajda yine camianın ayarlarıyla oynadı.

Günay "Üç dönem transfer yasağı cezamız var, hatta daha fazlası da var. Puan silme cezasından kurtulmaya çalışıyoruz. Cezalara itiraz ettik. Tahkim Kurulu, değerlendiriyor. Onlar, bu kulübün yaşamasına veya kapanmasına karar verecekler. Önümüzdeki hafta Bursaspor'un kaderi belli olacak. Olumsuz bir durumda, kulüp diye bir şey yok." şeklinde bir açıklama yaptı.

Yaptı yapmasına ama bu ifadelerinin gerçeği yansıtmadığını açık bir şekilde söyleyebiliriz.

Bu ifadelerin ardından ortalık yangın yerine döndü. TRT'den arayan mı, NTV'den başkanın telefonunu isteyen mi, kimler kimler aradı.

Sosyal medyada ise affedersiniz itle köpekle muhatap olduk.

İki dönemlik transfer yasağını nasıl üç dönem olarak söyleyebiliyor anlamak mümkün değil.

Aldığımız ceza açıklamasında FIFA'dan gelen metinler ortada. Tahtayı açamayacak olmak iki dönemlik transfer yasağı dönemini üç dönem olarak güncelleme bahanesi olmamalı.

Buyurun FIFA antetli transfer yasağı belgeleri;

1f 2f

3f4f

4f5f

777f

9999f121212f


Bu açıklamaların ardından Bursaspor Kulübü eski yönetim kurulu üyesi avukat Yalçın Cambaz, Türkiye Futbol Federasyonu Tahkim Kurulu’nda yeşil-beyazlı kulübün herhangi bir dosyası olmadığını ve bu kurulun kulübü kapatma yetkilerinin de olmadığını ifade etti.

Cambaz "Bursaspor’un, tahkim’de herhangi bir dosyası yok, dolayısıyla tahkim’in Bursaspor’la ilgili bir gündemi de yok. Herhangi bir kulübü kapatma yetkileri de zaten yok” ifadelerini kullandı.

Bugün ise Bursaspor Divan Kurulu Başkanı Galip Sakder, Başkan Recep Günay’ın demeçlerine cevap verdi.

Sakder de Günay'a tepki gösterirken "Hiçbir gerçekliği bulunmayan ve sosyal medyada mesnetsiz şekilde yayıldığı üzere, Tahkim Kurulu’nun bir kararı ile kulübün kapatılması söz konusu olamayacağı gibi; Bursaspor’un tahkimde herhangi bir dosyası bulunmamaktadır.

Ayrıca, 2022 Ekim ayında eski oyuncumuz Luka Capan’a karşı ödemenin zamanında yapılmaması nedeniyle, FIFA nezdinde alınan 2 dönem transfer yasağından başka bir cezamız bulunmamaktadır. FIFA transfer yasağının 2023-24 sezonu ara transfer dönemiyle sona ereceği sabittir.

Geçmişte görevdeki yönetimlerin transfer tahtası olarak addedilen kısıtlamayı, ödemeleri gerçekleştirerek ortadan kaldırması nasıl mümkün olmuş ise; gerekli ifaları yerine getirilebilecek bir yönetim kurulunun, transfer yapma ile ilgili önünde zorunlu bir yasak ihtimali söz konusu olamaz." diyerek noktayı koydu.

Teksas'ın tepkisinde yer alan "Açıkça ifade etmek istiyoruz ki, artık sabrımız taşmıştır. Bir sonraki açıklamayı, Özlüce Tesisleri‘nin önünden yapmak durumunda kalacağız." bölümü de dikkat çekiciydi.

Bursaspor altyapısından üç oyuncu Fenerbahçe'ye imza atmak üzere gün sayıyor. Bursaspor'un geleceğini kurtaracak isimler olarak gösterilen 2008 doğumlu olan Selahattin Sevim ve Ercüment Sancaklı ile 2009 doğumlu olan Ege Kaan Akman yok paraya alelacele elden çıkartılıyor. 

Geleceğimiz dediğimiz oyuncuları sırf onların kafaları burada değil diyerek akşam saatlerinde Özlüce İbrahim Yazıcı Tesisleri’ne gelen menajer (Erdinç Şehit) aracılığıyla nasıl satarsın? Hani siz Bursaspor yaşasın diye gelmiştiniz, gelecek vadeden oyuncuları satmak kulübün yaşamında engel olmak değildir de nedir?

Bu çocukları göndererek Bursaspor'a bu kötülüğü yapmayın.

Personel maaşları ve futbolcu maaşlarını en fazla 10 gün geciktirdik diyorsunuz, personelin 2 aylık alacağı yok mu? Neden futbolcular etrafta beş kuruş para almadık diye geziyor?

abb

Yazıyı bitirirken ben düşüncemi dün attığım tweet'te "Bursaspor Kulübü’ne yapılanlar itibar suikastidir. Bu yapılmaya çalışılan itibarsızlaştırmadan utanç duyuyorum." diyerek belirtmiştim. Utancım devam ediyor.