SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Karaciğeriniz sağlıklıysa siz de sağlıklısınız

Yazının Giriş Tarihi: 20.08.2021 15:34

Karaciğer yağlanması (Hepatik steatoz), karaciğer hücrelerinde fazla yağ birikmesi durumudur.

Karaciğer en büyük ikinci organımız olmakla birlikte en işlevsel organlarımızdan biridir.

Besinlerin vücuda girdikten sonra sınıflandırılarak işlenmesine ve zararlı maddeleri detoksik hale getirerek kanı temizlemeye yardımcı olmaktadır. Karaciğerin çok yağlı olması durumunda yağlanmanın düzeyine göre işlev bozuklukları görülür ve iltihaba neden olmaktadır.

Erken evrelerde (hepatositlerde >%5 yağ olduğunda) belirti vermezken genellikle %30 'u aştığında karnın sağ üst kısmında bası, doluluk hissi, halsizlik, çabuk yorulma, iştahsızlık, bulantı-kusma, sarılık gözlemlenebilir.

Ciltte sarılık, pullanma, kızarıklıklar karaciğer yağlanmasına işaret ediyor olabilir.

Karaciğer yağlanması, vücut çok fazla yağ ürettiğinde veya ürettiği yağı yeterince etkili bir şekilde metabolize etmediğinde gelişir.

Fazla yağ karaciğer hücrelerinde depolanır ve burada biriken yağ karaciğer hastalığına neden olur.

Karaciğerdeki yağ birikimi çeşitli nedenlerle oluşur.

En yaygın ve şiddetli görülen alkolün kronik kullanımına bağlı olan karaciğer hastalıklarıdır.

Bunun dışında obezite, bazı ilaçlar, hareketsiz ilaç, ağırlık döngüsü, gebelik, insülin direnci- tip 2 diyabet, kolesterol zengin beslenme karaciğer yağlanmasına neden olabilir. Fakat orta yaş ve üzerindeki bireylerde bu hastalığa yakalanma olasılığı gençlere oranla çok daha yüksektir.

Yetişkin bireylerin yaklaşık %30'unda görülen karaciğer yağlanması her 10 kişiden birinde karaciğerde enzimatik dengenin bozulmasına bağlı olarak ortaya çıkmaktadır.

Karaciğer yağlanmasını 4 evre olarak incelersek;

1. Evrede en hafif evresi olmakla birlikte harabiyete yol açmaz.

2. Evrede alkole bağlı olmayan yağlanma ortaya çıkar ve yağlanmaya bağlı isflamasyonlar oluşur.

3. Evrede fibrozis görülür karaciğer dokuları sertleşir ve bağ dokuya dönüşür bu durum harabiyetin göstergesidir.

4. Evrede siroz gelişimi söz konudur ve en ileri seviyedir. Hastaların yaşam biçimine bağlı olarak hastalık hızlı da seyredebilir. Bu nedenle hastalığın erkenden teşhisi ve gerekli önlemlerin bir an önce alınması önem taşır.

Karaciğer yağlanmamız varsa nasıl beslenelim?
* İdeal vücut ağırlığına ulaşılmalı bunun için yeterli ve dengeli bir beslenme programı oluşturulmalıdır.
* Alkol tüketilmemelidir. Alkol tüketimiyle beraber vücutta toksinler birikir ve bu toksinler karaciğer hücrelerine zarar verir.

Zarar gören karaciğer hücreleri geri dönüşü olmayan hastalıklara neden olabilir. Karaciğerin sağlığı için öncelikle alkol tüketiminden uzak durulması veya en aza indirilmesi önemli bir yer tutar.
* Diyetteki doymuş yağ ve trans yağ kaynakları azaltılmalıdır. (Tereyağı, margarinler, paketli ürünler gibi.)
* Günde 5 porsiyon sebze-meyve tüketimi yapılmalı ,günlük lif alımı arttırılmalıdır.
* Şarküteri ve sakatat tüketimi yapılmamalıdır. Sosis, salam, sucuk gibi işlenmiş etlerin karaciğer yağlanmasına katkısının yanı sıra kolon, rektum ve mide kanseri riskini arttırmaktadır.


* Haftada 500 gramdan fazla kırmızı et tüketimi yapılmamalıdır.
* Basit karbonhidratlardan uzak durulmalıdır. Bu karbonhidratlara beyaz ekmek, pirinç pilavı, paketli abur cubur ürünler örnek verilebilir.
* Haftada 1-2 gün balık tüketimi yapılarak omega-3 alımı sağlanmalıdır.

*Haftada en az 150 dakika orta şiddette (kalp ritminizi hızlandıracak) egzersizler yapılmalıdır.

Bazı besinler karaciğer sağlığına katkı sağlar

Enginar

Enginar, karaciğerin ilk dostudur. İçeriğinde A, C, B vitaminleri, potasyum, manganez ve kalsiyum yüksek miktarda bulunmaktadır. İçeriğinde bulunan ciarinin karaciğer ve safra kesesi hastalıklarında olumlu etki göstermektedir. Safra akımını hızlandırır ve hazmı kolaylaştırır bu sayede karaciğer için vazgeçilmez bir sebzedir.


Kuşkonmaz

Kuşkonmazın karaciğer üzerine detoksifikasyonu destekleyerek olumlu etki gösterdiğine dair çalışmalar bulunmaktadır. Kuşkonmaz tüketimi yaygın olmamakla birlikte, et yemeklerinin yanın oldukça güzel bir lif kaynağı olarak tüketilebilir.


Yeşil çay

Yeşil çay, kuvvetli bir antioksidandır ve inflamasyon üzerine olumlu etkileri bulunmaktadır. Yeşil çay içme alışkanlığı olan kişilerde karaciğer yağlanmasını az olduğu gösteren çalışmalar mevcuttur, dolayısıyla günde 2 fincan yeşil çay tüketimi önerilebilir ancak kronik hastalığı olan ve ilaç kullanan kişilerin yeşil çay tüketimini hekin/diyetisyenine danışması önerilmektedir.


Sarımsak

Sarımsak; antioksidan ve antiinflamatuvar etkileri olan bir besindir. İçeriğinde bulunan alisin bu sayede karaciğer iltihabını önlemektedir.


Greyfurt

Greyfurt, naringin ve naringenin içeriği ile karaciğer fonksiyonlarının iyileştirilmesi üzerinde rol oynamaktadır. Ek olarak antioksidan özelliği ile oksidatif stresi azaltmaktadır. Düzenli kullandığınız bir ilaç varlığında greyfurt tüketimini hekim/diyetisteninize danışılması önerilmektedir.


Avokado

Avokadoda bulunan sağlıklı yağların karaciğer yağlanmasına iyi geldiği bilinmektedir. Çeyrek avokado bir porsiyon yerine geçmektedir.


Limon

Limon, C vitamini içeriği ile iltihap azaltıcı etkisi bulunmakla birlikte oksidatif stresi azaltmakta ve karaciğeri korumaktadır.


Kahve

Kahve, biyoaktif bileşenler ile karaciğer korunumuna katkı sağlamaktadır. Kahvenin günde 2-3 fincan tüketimi ile içeriğindeki tanen ve kafein gibi bileşenlerin yağlanmayı azaltıcı etki gösterdiği bilinmektedir.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar