SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Kolajen, bir gençlik iksiri mi?

Yazının Giriş Tarihi: 03.09.2021 10:49

Kolajen vücuttan üretimi olan birden fazla çeşidi bulunan bir proteindir.

Ciltte, kıkırdaklarda, kemikler, organlarda, tendonlarda ve gözde farklı çeşitlerde ve miktarda kolajen bulunmaktadır.

Kolajen; doku yapımı- onarımından büyük bir rol oynar bu sebeple ismi sık sık cilt sağlığı ile birlikte anılmaktadır.

Ancak buna ek olarak kolajen; kemiklerin, eklemlerin ve sinirlerin elastikiyet ve fonksiyonlarında rol oynamaktadır.

Vücutta kolajen üretimi yaş arttıkça azalmaya başlar özellikle 30'lu yaşlardan sonra kolajen üretimi azalmaktadır.

Kolajen üretimi azalmasına; stres, sigara kullanımı, alkol, sağlıksız beslenme, uyku borcunun artması, gereğinden fazla veya yetersiz fiziksel aktivite gibi faktörler neden olur.

Özellikle yüksek şeker tüketimi, C vitaminince fakir beslenmek (meyve ve sebzenin yetersiz tüketimi) kolajen üretiminin azalmasına katkı verir.

Bunun sonucunda kemik, cilt ve eklem yapısında bazı hasarlar oluşabilir.

Bu hasarlar özellikle yaşlanma belirtileridir.

Beslenmede yapacağınız bazı değişiklikler kolajen üretimini arttırmaya destek olabilir.

Yeşil sebzelerden faydalanmalı, her öğüne hem lif hem de antioksidan deposu olan çiğ yeşillikleri eklemelisiniz.

Bu sayede C vitamini alımı da artacaktır.

Sarımsak tüketimi içeriğindeki kükürtlü bileşenlerle kolajen üretimini desteklemektedir.

Kırmızı meyveler (ahududu/yaban mersini/aronya/çilek/böğürtlen...) antioksidan içerikleri ile kolajen üretimini desteklemektedir.

Yeterli ve dengeli bir beslenmeye ek olarak bu besinler beslenmeye eklenebilir ve kolajen üretimi desteklenebilir.

Kolajeni takviye olarak almalı mıyım ?

Fonksiyonel bir bileşen olan kolajen hidrolizatı, vücutta kolajen yapımını arttırarak kemik ve cilt sağlığını düzenleyici gıdalarda kullanılan popüler bir bileşen hale gelmiştir.

Piyasadaki mevcut kolajenler aynı vücutta olduğu gibi birden fazla çeşitte bulunmaktadır.

En sık karşılaşılan tip 1 , tip2, tip3 ve tip 4 kolajenlerdir.

Bu kolajenler genellikle sığır veya balıktan elde edilir.

Yapılan çalışmalarda sığır kaynaklı kolajenin yararlanımının daha yüksek olduğu gözlemlenmektedir.

Eklem ağrıları ve rahatsızlıklarından hekiminizin önerisi ile tip 2 kolajen; saç, tırnak, kemik için yani yaşlanmanın gecikmesi/azalması, osteoporoz , saç ve tırnak sağlığı için tip1 kolajen kullanabilirsiniz.

Tip 1 , tip2 , tip 3 ve tip4 kolajen hidrolizatları kombine bir şekilde de piyasadaki ürünlerde bulabilir ve kullanabilirsiniz.

Kolajen vücutta kolajenaz enzimi tarafından parçalanmaktadır.

Bu durum, kolajenin cilt ve bağ doku üzerinde olumlu etkilerinin olmasını engeller. Antioksidanlar bu enzimin etkisini ortadan kaldırarak kolajenin parçalanmasını önler.

Dolayısıyla kolajen takviye satın alırken içeriğinde C vitamini gibi antioksidan bileşenlerin bulunması mühimdir.

Ancak C vitamini dışında antioksidan bileşenlerden hyaluronik asit, selenyum, CoQ10 gibi bileşenler de kolajen takviyelerine eklenebilir.

Kolajen takviyenizi seçerken; sığır kaynaklı, molekül ağırlığı düşük, en az 5 gram kolajen hirolizatı/kolajen peptidi içeren ve antioksidan bileşenlerle desteklenmiş olanları tercih etmelisiniz.

Kolajen tüketim miktarı yaş ve tıbbi duruma göre değişebilmektedir.

Yapılan klinik çalışmalara göre kolajen takviyelerinin eklemleri hasarlardan koruduğu, eklemleri güçlendirdiği, romatizma gibi eklem rahatsızlıklarda oluşan ağrıları azalttığı ve cilt kusurlarında iyileşme sağladığı gözlemlenmiştir.

Bu nedenle hekiminize danışarak kolajen kullanım ihtiyacınızı belirleyebilirsiniz.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar