SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Ayhan Sicimoğlu ile yolda olmak

Yazının Giriş Tarihi: 18.11.2020 14:27
Renkler programından tanıdığımız; müzisyen, gezgin, radyocu, TV programcısı Ayhan Sicimoğlu'nun yol arkadaşı, kameramanı Hüseyin Sami Büyükgezici ile yolda olmayı konuştuk.

 

B.E: Büyükgezici! İnsan soyadını bu kadar mı yaşar? Sami Bey, ne zamandır gezersiniz? Hayatınızı biraz anlatır mısınız?

S.B: Soyadımın hakkını verdiğimi sanıyorum. Baba mesleği olan kameramanlığa çok küçük yaşlarda başladım. Profesyonel olarak 1996'da asistan olarak başladığım mesleğime 1998'de KanalE (CNBC-e) de devam ettim. O yıllardan beri mesleğimi icra ediyorum. Ben çocukken babam da seyahat ederdi. Mesleki olarak 1998'den beri seyahat etmekteyim. Türkiye’nin hemen hemen tüm şehirlerine gittim. Yurtdışında 45’in üzerinde ülke ve sayısını bilemediğim şehir gezdim. Farklı projelerde çalıştığım için takvim ayarlamaları yapıldıktan sonra ortalama ayın yirmi gününü evimden uzakta geçirmekteyim.



 

B.E: Pek çok projenin içinde yer alıyorsunuz ama biz sizi daha çok Ayhan Sicimoğlu ile Renkler programından tanıyoruz. Nasıl kesişti yollarınız Ayhan Bey ile?

S.B: Ben mesleğe freelance başladım ve 24 senedir öyle çalışmaktayım. Ayhan Beyle de ilk tanışmamız, kendisinin ilk TV yapımlarını yapan Su Prodüksiyon firmasında oldu. Onlarla da çalışmaktaydım ve Ayhan Bey ile de 2006 gibi 2 bölüm çalıştık. Daha sonra yolları ayrıldı firmayla. Ayhan Bey, kendisi TV yapımlarına devam etti. 2011 yılının Aralık ayında kendisi beni aradı ve Fransa Nice şehrine çekim için beni çağırdı. Benim de hazırda vizem olduğu için kendisiyle çalışmaya başladık. O gün bu gündür 3 ayrı kanalda 3 ayrı programda beraber çalışmaktayız.



 

B.E: Ayhan Sicimoğlu bambaşka bir karakter, çok yönlü bir entelektüel. Ayhan Sicimoğlu ile yolda olmak nasıl bir deneyim?

S.B: Tabi ki Ayhan bey ile çalışıyor olmak kişisel gelişimime büyük fayda sağladı. Özellikle yolda olmak ve onunla beraber seyahat etmek bana pek çok tecrübe kazandırdı. Her sorunuza cevap almak ve öğrenmek çok keyifli. Ayhan bey anlatmaktan ve bildiğini öğretmekten ve paylaşmaktan asla sıkılmaz ve imtina etmez. Beraber kırk beşin üzerinde ülke gezdik.

 

B.E: Biz ekran başında izlerken; "hastasıyız" elbette ama işin mutfağını bilen biri olarak, zorluklarını da tahmin ediyorum işinizin. Bazen saatlerce havaalanlarında bekliyorsunuz. Biraz da o yönlerini konuşalım mı?

S.B: Evet izlediğiniz 25 ile 45 dk arasındaki programlar maalesef kolay hazırlanmıyor. Seyahat etmek başlı başına bir uğraşken bir de belgelemek gerçekten zor olabiliyor. Gittiğimiz ülkeleri ve kültürleri daha önceden araştırıp ona göre hazırlık yapıyoruz. Ayhan Bey, dersine ayrı çalışıyor ve her fırsatını araştırmak için kullanıyor. Kendi aramızda planlar yapıyoruz ama maalesef bu planlar her zaman yolunda gitmiyor. O zaman da geçmiş tecrübelerimiz devreye giriyor ve pratik çözümlerle anlık kararlarla işimizi yapıyoruz. Genelde de şansımız yaver gider ve ortaya güzel şeyler çıkar. Ayhan Bey'in şansına inanıyorum.



 

B.E: Resmen hayata vizörden bakan bir ömür sizin hayatınız. Vizörden baktığınız hayatlardan çok şeyler öğrendiniz mutlaka. Gezmenin insana kattıkları paha biçilemez. Neler öğretti size bunca yolda olma hali?

S.B: Tabi bir anda böyle bir soruya cevap vermek çok zor. Hepimiz yaş aldıkça mesafe katediyoruz ve bu süreçte bizi biz yapan özellikler kazanıyoruz. Öğrendiğim sayısız şey var. Bunlardan en önemlisi sabır, tahammül ve de çözüm odaklı olmak. Problemler ve sorunlar hayatımızın her anında karşımıza çıkıyor ve çıkacak. Sakin olup çözüm bulmak bizi sonuca götürecektir. Bunlar mesleki kazanımlar. İnsan olarak refleksleriniz gelişiyor. Kime güvenilir, hangi yol doğru, her zaman bir B planı, dikkatli olmak ve malzeme güvenliği gibi algılarınız gelişiyor. Çok cesur olmanın veya çok da rahat olmanın doğru olmadığını öğreniyorsunuz. Kültürleri tanıyor kendiniz için kazanımlar çıkarıyorsunuz. Mesela benim yemek kültürüm değişti ve gelişti. Yemek yapmak benim için büyük bir zevk.

 

B.E: Çok gezmek, çok yemek değildir belki ama illa ki çok tatmaktır. Ayhan Bey'in size ikramlarını görüyoruz hep, boğazından geçmiyor siz yemeden :) Favori lezzetleriniz neler oldu bu gezilerde? Ya da tam tersi sizi pişman eden lezzetler oldu mu?

S.B: Ayhan Bey iş bitmeden durmaz. Bizim için iş önceliklidir. Çalışırken ne tadarsa muhakkak bize de tattırır. İş bittikten sonra zaten soframız kurulur ne istersek yeriz. Yeri geliyor su içmeden günü tamamlıyoruz. Aklımıza gelince su molası veriyoruz. Yeter ki iş güzel çıksın. İş güzel olduğunda, içimize sindiğinde o zaman keyifle oturur yer içeriz. Genelde sokak lezzetlerini severim. Gittiğiniz yerin kültürünü en iyi öyle anlarsınız. Favori lezzetim çok var. Ben burgerciyim ama iyi yapılmış bir risottoya asla hayır demem. Malesef Thai yemeklerini sevemedim ve yiyemiyorum. 4-5 çeşit zencefil, lemon grass denen bir baharat ve kişniş çok kullanıyorlar. Bana göre değil yani.



 

B.E: Siz yemek yapmayı da seviyorsunuz bilhassa da kızınızla. Belem Turtası (Pasteisde Nata (Portekiz Tatlısı) yaptınız geçen gün. Benim çok sevdiğim bir tatlı. Hikayesi efsane. Bursa'da tek bir yerde yapılıyor. Altın bulmuş gibi oldum orası açılınca :)

S.B: Açıkçası Nata'yı, Lizbon gezimizde eşim çok sevmişti. Ben de tarifine rastladım ve yaptım. Aslında senelerdir yemek programı çekmekten bir refleks oluştu bende ve teknikleri birbirlerine karıştırarak doğaçlama bir şeyler yapıyorum. Tarife sadık kalmaya çalışıyorum ama bana göre iyi olabilecek şeyleri ekleyip tarifi tamamlıyorum.

B.E: İstikamet Ege programınızı çok seviyorum. Mesela "Çöplerden arındırılan Tüllüce'nin bilinmeyen yönlerini keşfettiğiniz" Ege'de başka hangi konuları ele aldınız?

S.B: İstikamet Ege’de ilk yola çıkışımız; kirlenen denizlerimiz başta olmak üzere doğaya verdiğimiz zararları görüp göstermekti. Denizlerimizi koruyarak  sürdürülebilir bir balıkçılığın mümkün olup olamayacağını görmek istedik. Sürmekte olan tüketim, doğanın bu şekilde katledilmesi ve hoyratça yapılan balıkçılık yüzünden gelecek nesiller maalesef bir çok balık çeşidini göremeyecek, bilemeyecek. Bu sadece bizim kıyılarımız için söz konusu değil. Yunan komşularımızda da bize benzer sorunlar var ve ileri bölümlerde izleyeceksiniz. Yapılan güzel şeyleri de elbette gösterdik. İhtiyacımız olan, denizden hayatını kazanan her kesimden insanın görüşünü almak ve onları dinlemek. Daha ileri bölümlerde güzel Egemizin toprak konusunu da işleyeceğiz. Onları da göreceksiniz. Zaten Ege dediğiniz zaman deniz, tarım, zeytin, emek, sanat ve üretim hepsi iç içe. Hepsini harmanladık ve TV programı haline getirdik. Umarım insanların dikkatini çeker az da olsa toplumun bilinçlenmesinde bizim de katkımız olur.

 

B.E: Ülkemizde ve dünyada en güzel denizi nerede gördünüz? Özel şehirleriniz ve ülkeler nereler mesela?

S.B: Ülkemizin her köşesi tartışmasız ayrı güzel. Deniz olarak Gökova Körfezi ve Akyaka favorim. Dünya dediğimiz zaman birden fazla yer var elbette. Bize yakın olarak Bari de Polignano a mare sahilleri favorim. Tabi Karayipler'i ayrı tutuyorum. Gerçi bizler denizi çok sıcak sevmeyiz. Karayipler biraz sıcak gelebilir. Maldivler görsel olarak çok güzel ama denizi bana pek cazip gelmedi. 100-150m. diz hizasında gidip bir anda derinleşen denizler bana göre değil, oldukça yorucu.

 

B.E: Su altı fotoğrafçılığı benim için yapılacaklar listesinde. Nasıl bir his? Su altında nereleri çektiniz?

S.B: Su altı farklı bir alem. Önce kendinizin ve bodynizin emniyeti daha sonra çekim veya keyif geliyor. Disiplinli ve dikkatli bir şekilde yapıldığı sürece çok keyifli bir iş. Hem sportif hem de çekim için sayısız dalış yaptım. Yoğun iş tempomdan dolayı maalesef keyif dalışlarıma zaman bulamıyorum. Son zamanlarda dalışlarımın hepsi iş içindi. Ayhan Bey de profesyonel dalgıç olduğu için gittiğimiz yerlerde dalış planlayabiliyoruz. Su altı sanayi dalgıçlarıyla İstanbul’da daldım. Kocaeli Belediyesi İtfayiyesi ile de eğitim dalışlarını çekmek için daldım. Mısır'da, Maldivler'de, Kaş'ta İstikamet Ege içinde daldım. Nerede bize görev düşerse her zaman hazırız. Dalışın bana verdiği his özgürlük. Ekip olarak da dalsan, suyun altına inince sadece kendinle baş başa kalır, kendinle konuşursun. Ben o sessizliği ve huzuru seviyorum. Su altında kendimi iyi hissediyorum. İstikamet Ege’nin ileriki bölümlerinde Milli Rekortmenimiz Şahika Ercümen ile de Kaş’ta bir bölüm çekmiştik. Benim için çok keyifli bir iş olmuştu. Aynı zamanlarda su altı Fotoğrafçılığı yapan Ayşegül Dinçkök’ü de konuk olarak almıştık. Onunla da güzel dalışlar yaptık, güzel iş çıkarttık.

 

B.E: Yani şimdi tam da böyle zor günlerimizde Yunanistan'da hayatını dinlediğiniz balıkçı sıcaklığı lazım bizlere. Büyük kazanım değil mi böyle insanları tanımış olmak, hayat hikayelerine ortak olmak...

S.B: Evet başta da dediğim gibi yaş alırken gelişiyoruz, geliştikçe değişiyoruz. 42 yaşıma geldim ve çok iyi biliyorum ki 20 yaşımdaki ben çok farklıydı. Her dinlediğim hikaye, her şahit olduğum yaşam tecrübesi bana muhakkak bir şeyler katıyor. Herkesin bir hikayesi var ve bizim onlara dokunmamızı bekliyor.



 

B.E: Antik kentleri ve müzeleri de çekiyorsunuz haliyle. Ben öyle heyecanlanıyorum ki izlerken. Hele ki gittiğim yerleri sizin çekimlerinizle, Ayhan Bey'in anlatımıyla izlemek... Siz Peru'da Machu Picchu'yu da gördünüz, Burdur'da Sagalassos'u da... Gittiğiniz yerler ve ülkemizde gördüğünüz ve "bence en iyilerden" dediğiniz antik kent ve müzeleri ve sizi etkileyen yanlarını sormak isterim.

S.B: Evet kesinlikle Machu Picchu benim bugüne kadar gördüğüm en muazzam antik kent. Türkiye’de antik tarihi kentler olarak çok zengin. Hatta dünyanın en zengin ülkesi. Ben Knidos’u çok severim. Antik kentleri gezdikçe öğreniyorum ve öğrendikçe daha da heyecanlanıyorum. Özellikle Roma ve Helen yapıları, şehirciliği beni çok etkiliyor.

 

B.E: Doğayı ve kamp hayatını seviyorsunuz değil mi? Bunda doğup büyüdüğünüz yerlerin etkisi var mı? Evlere kapandığımız şu günlerde hepimiz yeniden doğayla kavuşmanın hayalini kuruyoruz. Nerelere kaçarsanız İstanbul ve çevresinde genelde? Tabi İstanbul'da kalmaya vaktiniz oluyorsa :)

S.B: Ben doğma büyüme Üsküdarlıyım. Çocukken sokakta oynardık. Doğa ile tek bağımız komşularımızın bahçelerinde meyvelere dalmak, asmadan üzüm yemekti. Askerden geldikten sonra doğada vakit geçirmek bana iyi geldi. Dalış arkadaşlarımızla kamplar yapmaya başladık. Şimdi fırsat buldukça baharda, kışta kampa kaçıyoruz. İstanbul etrafında en yakın İznik’e veya Bolu Yedigöller'e gidiyoruz. Benim favorim kamp için Assos Kayalar Köyü.



 

 

 
Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar

Nilüfer Çayı'nı siz nasıl bilirdiniz?

08.07.2021 15:35
"Pırıl pırıl akan Nilüfer Çayı zifte dönüştü!" haberlerini okuyoruz, izliyoruz ve kahroluyoruz. Bursa'nın güçlü platformu Eski Bursalılar Burada'da; "Nilüfer Çayı'nı siz nasıl bilirdiniz?" diye sordum. Ben sadece cevapları derleyip paylaşıyorum bir de kocaman bir YAZIKLAR OLSUN! diyorum so

Toprağın fabrikası yok!

17.06.2021 11:55
Anadolu insanı kitap gibidir. Köyceğiz'de yaşayan 80 yaşındaki Hatice Teyzemle, zeytin ağacının altında ikindi kahvelerimizi içerken, "Toprağın fabrikası yok a gızım..." demişti. Birkaç makale yazsanız, bu cümledeki etkiyi yakalayamazsınız. Dalyan'ın hemen karşısında... Ulaşımın sadec

Yol Hikayelerim - Müzeler

24.05.2021 14:00
Gündem hoyrat, Gündem yıpratıcı. Her şeye rağmen, hoyrat gündem unutturmasın; Müzeler Haftası'nı... Her şehrin kendine has ritüelleri vardır benim için. Ve her yol hikayemin değişmez üçlüsü... Antik kent - müze ikilisiyle başlayan gezilerim, şehir lezzetleriyle devam eder ki, şehrin i

Mudanya'da poyraz... Bu deniz fazlasını kaldırmaz...

06.05.2021 11:09
Hani Hıdırellez ritüelidir ya, denize bir gül atmak için sahile indim dün akşam... Evimin penceresinden görüyordum ama sahile inip dün akşam yakından gördüm. Ülkede gündem konusu olduğundan da haberlerde hep önümüzde haliyle. "Marmara'da Salya Kabusu" başlıklarıyla... Yaklaşık 8

Bursa'da Hıdırellez adetleri

05.05.2021 21:31
"Bahar oldu, aman aman... Kese astım gül dalına... Adadım yarim adına, İki göz oda..." Bir 7 Mayıs günü, Dalyan'a oradan da feribotla Köyceğiz'in Çandır Köyü'ne geçmiştik. Ekip arkadaşlarım gitme sebebimizi ise "yoğurt alıp geleceğiz..." diye açıklamışlardı. Farklı bir yoğurt dedi

Anılarda 23 Nisan...

23.04.2021 13:35
Yedi yüz yıllık bilinen geçmişi olan köyümüzde, Nisan'ın artık baharı iliklerimize kadar hissettirdiği bir havada... 23 Nisan coşkusunu bütün kalbimle hissederek yazıyorum bunları. Uzun yıllar köyümüz Gölbaşı ve civar köylerin karakol komutanlığını yapmış, bir İstiklal Savaşı Gazisi olan d

Defne dallı çelenklerle, Merhaba Balıkçı...

19.04.2021 14:36
Gökova... Muğla ile Marmaris'i birbirine bağlayan, bana göre yörenin kalbi, zamanın Karya Uygarlığı'nın İdima'sı... Buradaki devasa okaliptüs ağaçlarıyla oluşan yol ise Sevgi Yolu adıyla ünlendi. Aşk Yolu da dediler bu yola ve o güzelim ağaçların gövdesini bazen çiviyle oyacak kadar vahşile

81. Kuruluş Yılında Köy Enstitüleri...

16.04.2021 10:28
Yakın tarihimizin Milli Eğitim Bakanları ve açıklamaları bir de icraatleri konusunda hafızalarımızı yoklarsak, sonuç sadece bir fiyasko olur... Bu ülkede eğitim sistemi, gelenin gidenin vurduğu bir dart tahtası misaliyken... 17 Nisan Köy Enstitüleri'nin kuruluşunun 81. yılı... Hüzünle anmak

Bir Bursa Beyefendisi İrfan Eroğlu'nun anılarından...

09.04.2021 11:25
Mudanya'nın Girit mahallesinde, yıllardır önünden gelip geçtiğim ve çeşit çeşit çiçekleriyle dikkatimi çeken evde, çiçekler arasında, dünya tatlısı İrfan Amca ve Kudret Teyze ile nostaljik bir Bursa yolculuğuna çıktık. İrfan Amcanın özel demleme çayı, Kudret Teyzenin el lezzetleri eşliğinde... Mu

Köy Enstitülü bir çınarın ardından...

25.03.2021 11:49
Köy Enstitüsü Mezunu öğretmenlerimizle tanışmak istediğimde, Zeki Baştürk rehberliğinde ilk durağımız 99 yaşındaki Faik Acar olmuştu. Köy Enstitüsü lafını duyunca bile gözleri dolan biri olarak, bir köy enstitüsü mezunu tanıyacaktım. Heyecanlıydım. Faik Hocamızın kızı Nilgün Hanım, bizi

Ege'de bir zeytin cenneti; Akhisar

15.03.2021 14:56
Akhisarlılar'ın memleketlerinden bahsederken illa ki; "Akhisar'ımız" dediklerini biliyor muydunuz? :) Daha otogarda zeytin ağaçlarını görmeye başlıyorsunuz. Manisa'nın en büyük ilçesi ve "Akhisar'dan 60 ülkeye zeytinyağı" haberleriyle tanıdığımız, antik çağlardan bugüne bir değerimiz. Arkad

Bir "Kent Belleği" Mimarı...

16.02.2021 14:37
Okçular Çarşısı eski esnafı ile ilgili bir araştırma yapmaya başlamış ve Berber Dilaver Balkan'ı, Haluk Cömertel ağabeyim sayesinde tanımıştım. Ne zaman Okçular'a yolum düşse, Dilaver amcanın dükkanına uğrar oldum ondan sonra. Pandemi dolayısıyla çok az geliyor çarşıya ama denk gelirsem ne

"Heykeli dikilecek insan olma" meselesi...

29.01.2021 16:43
Futbolla ilişkim... demeyeyim; Bizimkine ilişki denmez, seviyeli takip denir anca... Çocukluğumun en net hatıralarındandır dedemle maç izleme partilerimiz... Parti diyorum, sahiden parti havasında geçerdi bizim maç izlemelerimiz. Yaz tatillerine denk gelen kupa maçları, dedemin çiçekler,

Göbeklitepe figürlerine ipeksi dokunuş...

28.01.2021 10:28
"Şimdi bu adamlar bu tapınağı yapmış sonra da gömmüş mü yani?" sorularıyla anlamaya çalıştık Göbeklitepe'yi... Heyecan verici bu büyük keşifle birlikte bin bir soru işareti takıldı zihinlerimize. Arkeolojinin cilvesi işte. Bir anda 12.000 yıl önceye çekiverdi dikkatlerimizi. Geriye k

Gemlik, balık tutarken sizin de hizmete gelince mi başkasının?

08.01.2021 14:09
Kamuoyunun yakından tanıdığı Cemil Aydın, bizimle bir görüntü paylaştı. Kurşunlu sahilinde, yarı dökük, çökmek üzere bir merdiveni ve bundan duyduğu endişeyi anlatmıştı bize Cemil Bey. Endişesinde de çok haklıydı. Hem görüntü kirliliği hem de büyük bir hayati tehlike söz konusuydu. Kayıtsı

Bayram Demir'in hatırasına saygısızlık!

06.01.2021 16:32
Bursa sevdalısı olarak tanıdığımız; Osmangazi meclis eski üyesi Cemil Aydın'ın bizimle paylaştığı görüntülere çok üzüldük. Fotoğrafta görüldüğü gibi, Kurşunlu sahilinde bir kısmı çöken merdivenler görüntü kirliliği olmasının ötesinde, bilhassa sahilde dolaşan çocuklar için büyük tehlike demek.

Şimdi artık, "suyu anlama zamanı..."

06.01.2021 11:38
Haftalık olarak takip ettiğim HBT (Herkese Bilim Teknoloji) dergisinin bu haftaki sayısında dikkat çekici bir haber vardı. "Mayalar, suyu arıtma konusunda bin yıl öndeydi..." Türünün bilinen en eski su filtreleme sistemini kullanmış Mayalar. Yani toplumlar suya hep kafa yormak zorunda. B

Dün bir annenin evladı yakıldı bu ülkede...

30.12.2020 14:52
Yeni yılın adı bile güzeldir. Yeni yıl umuttur, heyecandır. Zor bir yıldan sonra, bir gecede hayatlarımıza sihirli değnek dokunmayacağını hepimiz bilsek de, modumuz yükseliyor... Umutlanıyoruz. Bunları yazarken, pencereden dikine dikine gelen güneş gözümü alıyor! Aralık sonunda bahar havası yaşa

Pandeminin unutulanları

28.12.2020 16:13
Hayatın her alanını, her zerresine kadar bir virüs şekillendirdi. Kırılgan ekonomisi, çalkantılı ve oturmamış siyasi yapısıyla ülkemiz kimine göre başarılı, kimine göre sınıfta kaldı bu süreçte. En vazgeçilmez aksesuarımız maske için, az tantanalar yaşamadık. Yöneticilerin de kafası karıştı bu ko

Umutlarıyla araya mesafe koymama adına....

22.12.2020 10:32
Kısıtlanmak ne kadar boğucu bir ifade olsa da özgür ve sağlıklı günlerimize kavuşmanın da ön koşulu şüphesiz. Zira karşımızda ölümcül bir hastalık var. Yılbaşının yaklaşmasıyla da beklenen açıklama geldi. Aksini düşünmek bile olası değildi zaten; evlerimizdeyiz! Eğer pazarlara girmezseniz, hafta

Güzel olacak güzel...

15.12.2020 15:48
Ölümün olduğu yerde, geri kalan her şey önemini yitiriyor elbette. Evrenin döngüselliği, tarihin tekerrürleri... Aslında müziğin ritmi gibi, her şey büyük yaşam pastasının tarifinde var. Kişisel özelliklerinizden birini bile sizden alsalar, siz artık siz olmazsınız. Her lezzetli pastada bir mikta

Neden "zenci" dedin?

10.12.2020 13:39
Rosa Parks ... 1955'lerin Amerikasında, emekçi bir terzi... Zenci. Bir iş çıkışı otobüse biner. Beyazlara ait koltuklardan birine oturur. Şoför gelir ve koltuktan kalkmasını söyler. Otobüsteki diğer siyah erkekler kalkar. Ancak Rosa Parks sadece cam kenarına kaymakla yetinir... Polis geli

Bir dünya şairi Ataol Behramoğlu

07.12.2020 11:26
Sosyal medya ilginç bir mecra. Her açıdan konuşabiliriz sosyal medyayı. İyisini, kötüsünü, faydasını, zararını... Zaman vampiri olsa da bana muazzam dostluklar kattı. Ataol Behramoğlu'nu yıllar önce bir kitap fuarında görmüştüm. Kısacık sohbet etmiştik. Kendisini okumayı hiç bırakmadığım gibi

Belki de tek engel "engelli" kelimesidir

03.12.2020 14:21
Yedi yıl önce bir akşam üzeri telefonum çalmış ve ben orada olmadığımdan telefonumu kuzenim Hilal açmıştı. Hilal'in sesini yan odadan duyunca şaşırmıştım. Hilal telefondaki kişiye; "aaa öyle mi ben de down sendromluyum biliyor musunuz?" diyordu. O ilk telefon görüşmesinde sıcacık bir anne

İlla Stockholm'e mi gidelim?

02.12.2020 11:52
3 Aralık bir farkındalık günü olup, olası "Engelliler günü kutlu olsun" söylemleri için, aman diyorum! "Çocuğunuzun size kızdığında tekerlekli sandalyesiyle çıkıp gidebileceği bir odası olmalı..." denilen bir Stockholm modeli bize çookk uzak olsa da, engellilerin sorunlarını ve çözümlerini bir bil

Kimsesiz canların canı Şahin Gençal

01.12.2020 09:36
Milletvekili aday adayıyken tanıdım Şahin Gençal'ı. Şimdilerde ise, bir kahve molasında ofisinde kitapları arasında, antikaları karşısında sohbetiyle kendimi güncellediğim bir dost yürek benim için. Şahin Gençal, insana nefes aldırır. Kitap ve sinema tutkunudur. Masasında daima yeni çıkan kitapla

Zeytin dikeceksin!

26.11.2020 14:49
"Zeytin bütün ağaçların ilkidir..." diye bilinir. Eski Ahit'te anlatılır; Nuh tufanından sonra, gemiye ağzında taze koparılmış zeytin dalıyla dönen güvercin göstermiştir ki; sular altında kalan yeryüzünde canlı kalan tek varlık "zeytin ağacı" olmuş. Mitolojide anlatılır; Atina şehrinin

Köy Enstitüsü ruhuna özlemle

24.11.2020 11:43
Bugüne dair çok şey yazılabilir aslında. Öğretmenlere meslek kanunundan, özel eğitim öğretmenlerinin çalışma koşullarına... Eğitim sistemimizin yap boza dönmesinden, pandemi döneminin eğitim aksaklıklarına... Cumhuriyetimizin en güzel projelerinden olan Köy Enstitülerini ve emektarlarını bu özel gü

Böyle güzel anılmak her valiye nasip olmaz

23.11.2020 10:30
Sözcü gazetesi Ankara Temsilcisi Saygı Öztürk, son günlerde gözleri dolu dolu, kendisine gelen iletileri takip etmeye çalışıyor. Geçtiğimiz hafta kaybettiğimiz ağabeyi, emekli vali - karikatürist Refik Arslan Öztürk'ün vefatından sonra gelen iletiler bunlar. Vali bey ile anılarını paylaşıyor k

Organ bağışıyla toprak olmazsınız!

20.11.2020 10:16
Burdur'un İlyas Köyü'nde, kaynamış bulgur ve ceviz yerken, bir taşın başına oturduk. Ata buğdayı, kocabuğdaydan yapılan bulgurun içine ceviz ve darı kattık. Bulgur kaynayacak, kurutulacak, değirmende yarılacak, kısırlık ve pilavlık olarak ayrılacak. Köylerde aş / bulgur aşı dediğimiz ata yemeğimi

"Bursalıları evlerinde yalnız bırakmadık"

19.11.2020 15:09
Konu başlıklarının; "Pandemi Süreci, Dijital Etkinlikler, Tiyatro, Kütüphane, Çocuklara Özel, Festival, Fuar ve Şenlikler, Müzik, Sinema, Eğitim, Akademi ve Atölyeler, Panel, Söyleşi, Seminer, Sempozyum ve Çalıştaylar, Anma Etkinlikleri, Sanat Galerisi ve Sergiler, Kültür ve Sanat Felsefemiz" olduğu

Demiryolları ve Köy Okullarımı İstiyorum!

17.11.2020 16:35
Kemal Demirel, 22 ve 23. dönem Bursa Milletvekilimiz. Siyaset yaşamında; Gençlik Kolları Başkanlığı, İlçe Başkanlığı ve Büyükşehir Meclis Üyeliği, Kurucu Genel Yönetim Kurulu Üyeliği, Parti Meclisi Üyesi, Yüksek Disiplin Kurulu Başkan Yardımcılığı, CHP Bursa İl Başkanlığı ve de Merkez Yönetim Kurul

Bir Bursa değeri: Hasan Bilin

16.11.2020 12:20
Keles'in Yağcılar köyünden, Adapazarı Arifiye Öğretmen okuluna bir genç, öğretmen olmak için yola çıksın. 13 yaşındayken çizdiği simitçi resmini, öğretmeni ondan habersiz UNESCO'nun düzenlediği bir yarışmaya göndersin ve 13 yaşındaki Hasan, Hindistan'da haberi bile olmadan girdiği yarışmada derece

Arılar olmadan asla !

13.11.2020 11:39
"Gerçekleştirilen yeni bir çalışmada, 100 milyon yıl önceden kalma bir arı fosili incelendi." haberleri oldukça heyecan vericiydi. Yunan Mitolojisi'nde; Zeus, bebekliğinde balarıları tarafından beslenmiş ve baş tanrı Zeus'un sıfatlarından bir "Arılar Kralı" olmuş. Hipokrat'ın reçetelerinde, yüksek

Ruha Şifa Likya

12.11.2020 11:57
Yayla yolundan, uzaktan Seki Yaylası'nı selamlayarak kıvrıla kıvrıla hayallerimin başladığı yere doğru giderken, gün aydınlanmaya başlamıştı. Yanından gelip geçerken, bacası tüten evler her zaman içimi ısıtır benim. Evin yaşanmışlıkları kendi hayatım oluverir bir anda... Derken Karabeli'de aştık v

Salkım Söğüt

10.11.2020 13:53
99 depreminde ailemizin kayıplarından sonra duyduğum, Ağlamalardan, feryatlardan olsa gerek; Her depremden sonra sessizleşiyorum. Eğer çok yakınınızı kaybetmişseniz; Ve depremin değil de bir ihmalin, yani bir vebalin gerçekliği içinize işlemişse, İsyan boyutunu aşıyorsunuz. Bugün bir bilim ins