SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Demiryolları ve Köy Okullarımı İstiyorum!

Haber Giriş Tarihi: Yazının Giriş Tarihi: 17.11.2020 16:35
Kemal Demirel, 22 ve 23. dönem Bursa Milletvekilimiz.

Siyaset yaşamında; Gençlik Kolları Başkanlığı, İlçe Başkanlığı ve Büyükşehir Meclis Üyeliği, Kurucu Genel Yönetim Kurulu Üyeliği, Parti Meclisi Üyesi, Yüksek Disiplin Kurulu Başkan Yardımcılığı, CHP Bursa İl Başkanlığı ve de Merkez Yönetim Kurulu Üyeliği'ne kadar her kademede görev yapmış bir siyaset insanı.

 

Demiryolları için dünyada ve Türkiye'de yürüyen ilk milletvekili.

Mecliste rekor soru önergesi veren çalışkan bir siyasi.

Beşinci üniversitesini okuyor kendisi!

Köyümüz Gölbaşı’ndan geçecek olan YHT tünelleri, hemen evimizin yanında.

Bakıp duruyorum son günlerde, tünelin sonunda ışık var mı diye ...

Hani az dinamitler patlamadı bu uğurda. Köyde hemen her evin duvarlarındaki kapatılmayan çatlaklar, bizim patlayan köy evimizin camları şahittir buna.

Akşamları tepeden ay yüzünü gösterince, tünel hepten karanlığa gömülür köyde. Bu

ülkenin demiryolları mevzusunu anlatır adeta, tünellerin karanlığı.

İşte Kemal Demirel, ülkesinin ve Bursa’nın demiryollarını kendine sorumluluk edinmiş.

Bu uğurda 23 yıldır yolda. Yürüyor, anlatıyor, çare arıyor...

Bir mücadelesi daha var ki, o da

taşımalı eğitim ve kapanan köy okulları konusu.

Korubaşı’ndan, Unçukuru’ndan, Maksempınar’dan, Kayapa’ya okula gelirken

sabah erkenden kalkan ve yollarda helak olan köy çocuklarını iyi biliyorum.

Gittiğim köylerde görüyorum; insanlar genelde siyasetçileri pek sevmezler.

Sevmezler çünkü seçimden seçime hatırlanmanın neyini sevecekler!

Yalnız; "Bizim Kemal" başka derler.

Bini aşkın köy gezince, köylünün derdini dinleyince, köy okullarının halini kendine dert edinince iş değişiyor tabi.

...

Bir şey daha var ki dikkatimi çeken, o da yıllardır süren bu mücadelesinde hep yanında olan İbrahim Alkaya ile olan yol arkadaşlığı. Herkesle yola çıkılmaz, yol arkadaşlığı çok özel bir bağdır.

İşte ben tam da bu yüzden, bu serüveni her zamankinden farklı olarak, Kemal Bey'in

kendisinden değil de yol arkadaşından dinlemek istedim.

Kemal Demirel - İbrahim Alkaya tanışıklığı

Büşra Ekim: Öncelikle çok teşekkür ederim İbrahim Bey. Uzun süredir tanışıyoruz ve en az Kemal Bey kadar sizden de merak ettiklerimi öğreniyorum. Kendinizden bahseder misiniz bize?

İbrahim Alkaya: Ben Bursa doğumluyum. Namazgah İlkokulu, Çelebi Mehmet Ortaokulu, Bursa Erkek Lisesi ve Uludağ Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümünde tahsilimi tamamladım. Bu demektir ki tüm tahsil hayatım Bursa’da geçmiş.

İş hayatıma başlamadan önce gerek lise çağlarında gerek üniversiteye devam ederken sırasıyla İnegöl Demirspor, Bursaspor Amatör, Kültürspor, İstanbul Anadolu Üsküdar, Sönmez Filament ve Sönmez ASF'de futbol oynadım. Daha sonra Bursa Amatör liglerinde uzun süre futbol hakemliği yaptım, hak ve adalet dağıttım. İş hayatımda Sönmez Holding'in çeşitli firmalarında bir süre çalıştıktan sonra askerlik dönüşü Sabancı Holding bünyesinde bir firmada görev aldım. Şu an emekliyim. Siyasi yaşamıma gelince CHP Nilüfer İlçe Başkan Yardımcılığı ve 2007 seçimlerinde Başkanlık, Kurultay Delegeliği yaptım.

Kısaca kendimi Gazi Mustafa Kemal Atatürk ,Türkiye ve Bursa sevdalısı diye tanımlayabilirim.

Evliyim ve eczacı evli bir kızım var.

B.E: Kemal Bey ile tanışma hikayenizi bir de bu satırlarda dinlemek isterim.

İ.A: Kemal Bey, Bursa’nın tanınmış kişilerinden biriydi. Bursalı olup Mahfel Çay Bahçesi - Postane turu atmayan yoktur. Kemal Bey'i siyaset öncesi bu turlardan tanıyordum. CHP İl Başkanlığı'na aday olduğunda ben de Nilüfer İlçesinde Başkan Yardımcılığı yapıyordum. İl Başkanlığı seçimi hem Kemal Bey için hem de benim için unutulmaz anılar saklıyor. Sabaha kadar süren İl Başkanlığı seçimini kazandıktan sonra söz verdiği Büyükorhan ilçe başkanının yanına gece saat 23:00'de beraberce gittik. Kemal Bey'in verdiği sözleri tuttuğunu en iyi bilenlerden birisiyim. Çok şahitliğim vardır. Kemal Bey, il başkanlığında tüm partilileri kucaklayan, kimseyi ayrıştırmayan bir yönetim anlayışı göstermiştir. Cumhuriyet Halk Partisi Bursa’da      %3.5 oy alarak meclis dışında kalmıştı. Kemal Bey, il başkanı olarak kolları sıvayarak köy köy, dernek dernek, esnaf odalarını dolaşmaya başladı. Başladı diyorum ben de tüm partililer gibi yanında görev almaktan haz duyuyordum. Kemal Bey, İl Başkanlığı seçiminde partiye bir yıl içinde bir yer kazandıracağı sözünü vermişti ve bu sözünü tam bir yıl dolarken yerine getirdi.



Dünden bugüne tren yolu mücadelesi

Ben de Seninle Yürüyeceğim!

B.E: Peki ya yol hikayeniz? Beraber yola ilk ne zaman çıktınız? Neydi yola çıkarken Kemal Bey'in hayali? Sizin bu uzun yol hikayesinde inandığınız neydi?

İ.A: Şimdi gelelim tren yolu mücadelesine. Kemal Bey, 19 Ocak 1997 yılında Bursa Gökçedağ Tren istasyonunda ilk tren mücadelesine başladığında, bu mücadele kapsamında onbinlerce imza topladığında, çesitli il ve ilçelerde basın açıklaması yaptığında, Bursa’nın sahip olduğu demiryolunu nasıl kaybettiğini ve bu güzargah üzerinde yürüyüş yaptığı günlerinde ben yanında yoktum. Tabii bu konuları o kadar çok kendisinden dinledim ki sanki hep yanındaymışım gibi hissettim. Bu arada Kemal Bey, Türkiye’de ilk hızlı tren projesini dile getiren kişidir ki bu 1997 yılında olmuştur. Kemal Bey, Bilecik'ten Bursa'ya yürüyeceğini belirttiğinde; "ben de seninle yürüyeceğim" dedim ve 2002 yılı Temmuz sıcağında Bilecik’ten yola çıktık. Tam dört gün süren yolculuk bir metre atlamadan (Bazı gazeteci arkadaşlar denetleme yaptı) başarı ile dördüncü günün akşamüstü başarı ile bitti. Bundan sonra Kemal Bey, o yıl milletvekili seçildi ve mücadelesine milletvekili olarak devam etti. Bana çoğu eşim, dostum "senin ki nasıl bir dostluk; ne bekliyorsun" diye sorduklarında bende yukarda yazdığım gibi "Türkiye ve Bursa Sevdamdan, demiryolu ulaşımının Türkiye’nin geleceğine çok büyük katkı koyacağına inancımdan dolayı" dedim ve bu projeye gönül vererek, katkı koymaya başladım.

 

B.E: Bu uzun yolculukta yolunuz nerelere düştü peki? Yol demek macera demek, sayısız anı demek. Unutamadığınız anılarınız neler oldu bu süreçte?

İ.A: Bu uzun yolculuklarda Kemal Bey ile birlikte tabii ki çok anı biriktirdik. Bilecik Belediye Başkanı Yaşar Tüzün ve Bilecik CHP örgütünün katılımı ve desteği ile başladığımız Bilecik - Bursa yürüyüşünde dört gün boyunca arabada uyuduk, zamanın en iyi gıdası olan karpuz peynir ile beslendik tabii yanında domates, biber salatalık ile. 120 Km süren yürüyüş anında, parti amblemli arabamız arkadan bizi takip ederken, yoldan geçenler araçlar kornaları ile pankartı görüp destek veriyorlardı. Mola yerlerinde bu yüksek moralden dolayı kimse yorgunluk hissetmiyordu. Yenişehir İlçesinden geçerken CHP Örgütü destek verdi . Son molayı Bursa’ya 25 Km uzaklıktaki Turan Köy'de verdik. Sabah yola çıktığımızda Kemal Bey yakasına Mustafa Kemal Atatürk’ün resmini asarak yürüdü. Yolda Kestel ilçe örgütü bize destek verdi. Yol boyunca gururla yürüyen Kemal Bey ve yanındaki destekçiler, yürüyüşü Kemal Bey'in söz verip almış olduğu parti binasının önünde, akşam karanlığında bitirdi.

B.E: Milletvekilliği döneminde Kemal Bey konuyu meclise de taşıdı. Orada da sürdürdü mücadelesini. Peki ya nerelere ulaştı bu çağrı? Ne gibi sonuçlar alındı?

İ.A: Kemal Bey ile Muş ve Bingöl’e gittik. Orada tren istasyonlarda basın açıklaması yaparken yanında destek verdim. Bu yolculuktan sonra Kemal Bey Meclis’e geldiğinde meclis kulisinde zamanın Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım; Kemal Bey'e seslenirken yanında idim. Kemal Bey'e, Binali Bey ; "Kemal sen Bursalı değil misin? Gördüm ki Muş ve Bingöl’ e gitmişsin ne işin var senin oralarda" deyince Kemal Bey; "Sayın Bakanım, ben gerek Bursalılar Muş'a Bingöl’e güvenle tren yolculuğu yapsınlar, gerekse Muşlular ve Bingöllüler Bursa’ya rahat yolculuk yapsınlar diye oralara da demiryolu istemek için gittim" dediğinde Binali Bey, "Kemal sen nereye yürürsen biz oraya treni götürürüz" dedi ve "Antalya önceliğimiz olmalı" dedi. Daha sonra Kemal Bey ile Rize ve Trabzon’a giderek orası için de tren isteyerek basın açıklaması yaptı. Bu basın açıklamasında Mustafa Kemal Atatürk’ün Trabzon'a demiryolu istediğini söyledi.



  1. Yılında Hayalden Gerçeğe Demiryolu Mücadelesi Fotoğraf Sergisi


B.E: 23 yıllık mücadele bir çırpıda anlatılmaz elbet ama bu sergiyle biraz olsun yoldaşlık edebiliyoruz bu serüvene. Biraz da sergiden bahsedelim mi?

İ.A: Şimdi sizlerde bilirsiniz ki insanlar birlikte uzun vakit geçirirken mutlaka fikirler de geliştirirler. Bir gün yine birbirimizle sohbet ederken aklımıza bu yapmış olduğumuz çalışmaları bir sergi ile halkımızın bilgisine, takibine sunma fikri geldi. Kemal Bey, yapmış olduğu tüm çalışmalardan, gazetelerde çıkan köşe yazılarından çok güzel bir çalışma yaparak bu sergiyi meydana getirdi. Bursa Tayyare Kültür Merkezi'nde o güne kadar bu merkezde açılan sergilere katılım oranı en yüksek bir sunum gerçekleştirdi. Tabii ben bu anlara şahidim.

Balat İstasyonuna Kemal Demirel adı verilmeli

Daha sonra bu sergiler Ankara Gar Kültür Merkezi'nde , İzmir Havagazı Kültür Merkezi'nde, Ankara Çankaya Kültür Merkezi'nde, İstanbul Beşiktaş Belediye Kültür Merkezi'nde ve Bursa'da çeşitli yerlerde olmak üzere sergilendi. Ve tren mücadelesini izlemeye gelenler tarafından anı defterinin sayfaları yoğun sevgi ve saygı ile dolduruldu. Bu arada bu kadar emek veren birini, adının Bursa’daki bir istasyona adının verilmesini kalben isterim. Bu istek anı defterine yazılar yazan bir çok kişinin de önerisi olup göz önüne alınırsa ona destek veren biri olarak beni de çok mutlu edecektir.

Demiryolu Sevdalıları Derneği

B.E: Tren sevdası bir de derneğe dönüştü tabi. Derneğinizi anlatır mısınız bize?

İ.A: Kemal Bey'in milletvekilliği bitince bu mücadeleyi kurumsal anlamda sürdürmek amacı ile yedi arkadaş bir araya gelerek dernekleşmeye karar verdik. Adını "Demiryolu Sevdalıları Derneği" koyduk. 2014 yılından beri derneğimiz çalışmalarını etkin bir şekilde devam etmektedir. Tüm Demiryolu sevenlerini kucaklayan derneğimiz Kemal beyin sloganıyla;

"Bursa’ ya Tren Gelene Kadar Mücadeleye Devam Edecektir."



 

Taşımalı Eğitimden Dolayı Kapanan Köy Okulları Açılsın

B.E: Kemal Bey'in bir diğer mücadelesi de kapanan köy okulları ile ilgili. Ne zaman başladı köy okullarının kapıları kapanmaya? Ve siz ne zaman buna ses çıkarmaya başladınız?

İ.A: Türkiye’de Köy Okullarının kapanmaya başlaması  ilk olarak DSP iktidarında başlamıştır. Türkiye‘de yaklaşık 16.000 köyde eskiden var olan okullar şimdi kapalı. Bursa’da yaklaşık 675 köy bulunmakta, bu köylerden 575'inde var olan okullar kapanmış durumdadır. Kapanan Köy Okulları Projesi Kemal Bey'in aklına milletvekili olduğu 2009 yılında, Bursa'da bir köyü ziyaret ettiğimiz sırada kapalı köy okulunun önünde tavuk ve kaz istilasını resmettiğimiz anda gelmiş olup; "bu okulda tavuk ve kazların yerine öğrenciler olmalı" demiştir. Bu fikirden sonra yaklaşık 650 köyü ziyaret ederek kapalı köy okullarının son durumlarını resmetmeye başladık. Tabii ki her çalışmada olduğu gibi bu projeyi gerçekleştirirken bir çok anı biriktirdik.

 

B.E: Birlikte köy okullarını geziyorsunuz. Nasıl manzaralarla karşılaşıyorsunuz kapanan köy okullarında? Köylülerin tepkileri neler oluyor bu duruma?

İ.A: Birlikte köy okullarını gezip resmederken, o okullar kapandıktan sonra enkaz

halindeki içler acısı manzarayı görmek canımızı çok sıkıyordu. Eski dönemde

genellikleri Köy Enstitü mezunlarının elleri ile yaptıkları okullar halen zamana meydan

okuyordu . Bu köy okulları genelde geniş bahçe içinde kurulmuş ve çoğunda 40, 50

yaşında ağaçlar bulunmaktadır. Bu okulların çocukların sağlığını düşünerek yer

döşemeleri ağaçtan yapılmıştı. Bazı köy okulları kendi haline bırakılıp harabeye dönerken bazı köy okulları da muhtarlar tarafından değerlendirilerek köy kadınları için kurs merkezleri olmuş. Köylülerin büyük bir çoğunluğu taşımalı eğitimden memnun olmayıp köylerinin okullarının açılmasını istemektedirler. Her köyden çok farklı anılarla ayrılıyorduk.

 

B.E: Bir umut var mı peki, kapanan köy okullarının yeniden açılmasına dair?

İ.A: Bu sorunuza Kemal Bey'in, bir cümlesi ile cevap vereyim. "Nefes alındığı müddetçe UMUT vardır."  Kemal Bey, köy okullarının tekrar açılmasını ve her köy de en az bir öğretmen olması için gerek CHP Genel Başkanı Kemal KILIÇDAROĞLU’na iletmiş, gerekse CHP parti politikasına konulması konusunda çalışmalar yapmış ve söz almıştır.

(2007 yılında parti politikasına alınmış, 2011 yılında Kemal Kılıçdaroğlu ve sonrasında Muharrem İnce'nin Cumhurbaşkanı Adaylığında da Kapanan Köy Okullarının Yeniden Açılması projesinin uygulanacağı ifade edilmiştir.)

B.E: Kemal Bey, emsalsiz bir mücadele veriyor. Ve siz en yakın şahidisiniz. Büyük bir kararlılık ve fedakarlık bu. Kemal Demirel ismi hep bir siyaset ve tren mücadelesi çağrışımı yapsa da şiir yazan, duygusal bir ruhu var. Ben şahsen ne zaman bir imza gününe gitsem, akşama kadar kalıyorum yanında. Sohbeti büyük bir keyif benim için. Siyasetçi kimliğini bir kenara koyarsak, nasıl bir Kemal Demirel çıkar karşımıza?

İ.A: Kemal Bey kah yazmış olduğu şiirlerden ve kah yapmış olduğu bestelerden belli olduğu gibi çok duygusal birisidir ve iyilik yapmayı çok sever. Çok iyi bir eş, çok iyi bir babadır. Mücadeleyi sever. Dürüsttür! Belki şimdi bunu okuyanlar abarttığımı söyleyebilirler ama ben şahidim yapmış olduğu çalışmalara , iyiliklere... Gerek şahıslara gerek Bursaspor gibi kurumlara...

İbrahim Alkaya'ya içtenlikle teşekkür ediyorum, bu güzel söyleşi için.

Halkçı Kemal'den Halka Halk Günü

Bir başka detayı da ben paylaşmak isterim;

1989-91 yılları arasında Belediye Meclis Üyesi olan Kemal Demirel; teleferik bütçesinin görüşüldüğü günlerde bir öneride bulunur.

"Teleferik, bir Bursa değeridir ancak fiyatların yüksekliğinden dolayı, Bursalılar teleferiği kullanamıyor. Haftada bir gün halk günü olmasını ve teleferiğin ücretsiz olmasını öneriyorum." der.

Teleferik ücretsiz olmaz ama yüzde elli indirimle, Kemal Bey'in önerisi uygulamaya koyulur.

B.E: Böyle bir yol arkadaşlığı herkese nasip olmaz dedim adeta Kemal Bey. Ne mutlu size. Sizin bitip tükenmek bilmeyen bir umudunuz var, yarınlara dair. Ben ne zaman Gölbaşı'na gidip, karanlık tünele baksam ya da ne zaman kapanan bir köy okulunun ormana dönmüş halini görsem aklıma hep siz geliyorsunuz. "Demiryollarımı İstiyorum" diyerek çeyrek asırdır yürüyen sembol kişisiniz. Sizi tanımak gurur verici. Biliyorum ki sizin mücadeleniz o güne dek devam edecek.

"O tren Bursa'ya geldiğinde neler değişecek?" diyerek son sorumu da size sormak istiyorum.

Kemal Demirel: Bursa tarih, tarım, turizm, sanayi ve öğrenci kenti olarak dördüncü büyük vilayetimiz. Ülke ekonomisine en fazla katma değer üreten üç büyük vilayetten biri. Trenin Bursa'ya gelişi, hak ettiğini geç de olsa alması açısından çok önemli bir ulaşım aracı olacaktır. Bursa'ya her açıdan önemli maddi - manevi katkıları olacak. Bursa'yı trenle de Anadolu'ya, Trakya'ya, Asya ve Avrupa'ya bağlayacaktır. Tren aynı zamanda hem ekonomik hem çevreci ve de en güvenilir ulaşım aracıdır. "Bursa'ya Tren İstiyoruz." kampanyasını başlatırken söz verdiğim gibi, tren Bursa'ya gelene kadar mücadeleye devam edeceğim. Katkıda bulunan herkese çok teşekkür ederim.

B.E: Asıl biz size teşekkür ediyoruz Kemal Bey. İyi ki varsınız!

Kemal Bey'in emeğe duyduğu saygı dikkate değer. Şunun altını özellikle çiziyor ve tekrar tekrar ifade ediyor;

"Bilhassa Bursa basınına en başından itibaren verdikleri destek için çok teşekkür ederim. Onlar sayesinde bu çalışmalar büyük kitlelere ulaştı. Yanımda olan, katkı koyan herkese en başta da beni hiç yalnız bırakmayan aileme minnettarım... İleride tüm bunları anlatan bir roman yazmayı düşünüyorum."

Telefonda yine ülke ve dünyanın haliyle, biraz umutsuz konuşmuş olacağım ki;

"Dur yahu dedi Kemal Bey,

Nefes aldığın sürece, umuda gülümse...!



 

 
Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar

Nilüfer Çayı'nı siz nasıl bilirdiniz?

08.07.2021 15:35
"Pırıl pırıl akan Nilüfer Çayı zifte dönüştü!" haberlerini okuyoruz, izliyoruz ve kahroluyoruz. Bursa'nın güçlü platformu Eski Bursalılar Burada'da; "Nilüfer Çayı'nı siz nasıl bilirdiniz?" diye sordum. Ben sadece cevapları derleyip paylaşıyorum bir de kocaman bir YAZIKLAR OLSUN! diyorum so

Toprağın fabrikası yok!

17.06.2021 11:55
Anadolu insanı kitap gibidir. Köyceğiz'de yaşayan 80 yaşındaki Hatice Teyzemle, zeytin ağacının altında ikindi kahvelerimizi içerken, "Toprağın fabrikası yok a gızım..." demişti. Birkaç makale yazsanız, bu cümledeki etkiyi yakalayamazsınız. Dalyan'ın hemen karşısında... Ulaşımın sadec

Yol Hikayelerim - Müzeler

24.05.2021 14:00
Gündem hoyrat, Gündem yıpratıcı. Her şeye rağmen, hoyrat gündem unutturmasın; Müzeler Haftası'nı... Her şehrin kendine has ritüelleri vardır benim için. Ve her yol hikayemin değişmez üçlüsü... Antik kent - müze ikilisiyle başlayan gezilerim, şehir lezzetleriyle devam eder ki, şehrin i

Mudanya'da poyraz... Bu deniz fazlasını kaldırmaz...

06.05.2021 11:09
Hani Hıdırellez ritüelidir ya, denize bir gül atmak için sahile indim dün akşam... Evimin penceresinden görüyordum ama sahile inip dün akşam yakından gördüm. Ülkede gündem konusu olduğundan da haberlerde hep önümüzde haliyle. "Marmara'da Salya Kabusu" başlıklarıyla... Yaklaşık 8

Bursa'da Hıdırellez adetleri

05.05.2021 21:31
"Bahar oldu, aman aman... Kese astım gül dalına... Adadım yarim adına, İki göz oda..." Bir 7 Mayıs günü, Dalyan'a oradan da feribotla Köyceğiz'in Çandır Köyü'ne geçmiştik. Ekip arkadaşlarım gitme sebebimizi ise "yoğurt alıp geleceğiz..." diye açıklamışlardı. Farklı bir yoğurt dedi

Anılarda 23 Nisan...

23.04.2021 13:35
Yedi yüz yıllık bilinen geçmişi olan köyümüzde, Nisan'ın artık baharı iliklerimize kadar hissettirdiği bir havada... 23 Nisan coşkusunu bütün kalbimle hissederek yazıyorum bunları. Uzun yıllar köyümüz Gölbaşı ve civar köylerin karakol komutanlığını yapmış, bir İstiklal Savaşı Gazisi olan d

Defne dallı çelenklerle, Merhaba Balıkçı...

19.04.2021 14:36
Gökova... Muğla ile Marmaris'i birbirine bağlayan, bana göre yörenin kalbi, zamanın Karya Uygarlığı'nın İdima'sı... Buradaki devasa okaliptüs ağaçlarıyla oluşan yol ise Sevgi Yolu adıyla ünlendi. Aşk Yolu da dediler bu yola ve o güzelim ağaçların gövdesini bazen çiviyle oyacak kadar vahşile

81. Kuruluş Yılında Köy Enstitüleri...

16.04.2021 10:28
Yakın tarihimizin Milli Eğitim Bakanları ve açıklamaları bir de icraatleri konusunda hafızalarımızı yoklarsak, sonuç sadece bir fiyasko olur... Bu ülkede eğitim sistemi, gelenin gidenin vurduğu bir dart tahtası misaliyken... 17 Nisan Köy Enstitüleri'nin kuruluşunun 81. yılı... Hüzünle anmak

Bir Bursa Beyefendisi İrfan Eroğlu'nun anılarından...

09.04.2021 11:25
Mudanya'nın Girit mahallesinde, yıllardır önünden gelip geçtiğim ve çeşit çeşit çiçekleriyle dikkatimi çeken evde, çiçekler arasında, dünya tatlısı İrfan Amca ve Kudret Teyze ile nostaljik bir Bursa yolculuğuna çıktık. İrfan Amcanın özel demleme çayı, Kudret Teyzenin el lezzetleri eşliğinde... Mu

Köy Enstitülü bir çınarın ardından...

25.03.2021 11:49
Köy Enstitüsü Mezunu öğretmenlerimizle tanışmak istediğimde, Zeki Baştürk rehberliğinde ilk durağımız 99 yaşındaki Faik Acar olmuştu. Köy Enstitüsü lafını duyunca bile gözleri dolan biri olarak, bir köy enstitüsü mezunu tanıyacaktım. Heyecanlıydım. Faik Hocamızın kızı Nilgün Hanım, bizi

Ege'de bir zeytin cenneti; Akhisar

15.03.2021 14:56
Akhisarlılar'ın memleketlerinden bahsederken illa ki; "Akhisar'ımız" dediklerini biliyor muydunuz? :) Daha otogarda zeytin ağaçlarını görmeye başlıyorsunuz. Manisa'nın en büyük ilçesi ve "Akhisar'dan 60 ülkeye zeytinyağı" haberleriyle tanıdığımız, antik çağlardan bugüne bir değerimiz. Arkad

Bir "Kent Belleği" Mimarı...

16.02.2021 14:37
Okçular Çarşısı eski esnafı ile ilgili bir araştırma yapmaya başlamış ve Berber Dilaver Balkan'ı, Haluk Cömertel ağabeyim sayesinde tanımıştım. Ne zaman Okçular'a yolum düşse, Dilaver amcanın dükkanına uğrar oldum ondan sonra. Pandemi dolayısıyla çok az geliyor çarşıya ama denk gelirsem ne

"Heykeli dikilecek insan olma" meselesi...

29.01.2021 16:43
Futbolla ilişkim... demeyeyim; Bizimkine ilişki denmez, seviyeli takip denir anca... Çocukluğumun en net hatıralarındandır dedemle maç izleme partilerimiz... Parti diyorum, sahiden parti havasında geçerdi bizim maç izlemelerimiz. Yaz tatillerine denk gelen kupa maçları, dedemin çiçekler,

Göbeklitepe figürlerine ipeksi dokunuş...

28.01.2021 10:28
"Şimdi bu adamlar bu tapınağı yapmış sonra da gömmüş mü yani?" sorularıyla anlamaya çalıştık Göbeklitepe'yi... Heyecan verici bu büyük keşifle birlikte bin bir soru işareti takıldı zihinlerimize. Arkeolojinin cilvesi işte. Bir anda 12.000 yıl önceye çekiverdi dikkatlerimizi. Geriye k

Gemlik, balık tutarken sizin de hizmete gelince mi başkasının?

08.01.2021 14:09
Kamuoyunun yakından tanıdığı Cemil Aydın, bizimle bir görüntü paylaştı. Kurşunlu sahilinde, yarı dökük, çökmek üzere bir merdiveni ve bundan duyduğu endişeyi anlatmıştı bize Cemil Bey. Endişesinde de çok haklıydı. Hem görüntü kirliliği hem de büyük bir hayati tehlike söz konusuydu. Kayıtsı

Bayram Demir'in hatırasına saygısızlık!

06.01.2021 16:32
Bursa sevdalısı olarak tanıdığımız; Osmangazi meclis eski üyesi Cemil Aydın'ın bizimle paylaştığı görüntülere çok üzüldük. Fotoğrafta görüldüğü gibi, Kurşunlu sahilinde bir kısmı çöken merdivenler görüntü kirliliği olmasının ötesinde, bilhassa sahilde dolaşan çocuklar için büyük tehlike demek.

Şimdi artık, "suyu anlama zamanı..."

06.01.2021 11:38
Haftalık olarak takip ettiğim HBT (Herkese Bilim Teknoloji) dergisinin bu haftaki sayısında dikkat çekici bir haber vardı. "Mayalar, suyu arıtma konusunda bin yıl öndeydi..." Türünün bilinen en eski su filtreleme sistemini kullanmış Mayalar. Yani toplumlar suya hep kafa yormak zorunda. B

Dün bir annenin evladı yakıldı bu ülkede...

30.12.2020 14:52
Yeni yılın adı bile güzeldir. Yeni yıl umuttur, heyecandır. Zor bir yıldan sonra, bir gecede hayatlarımıza sihirli değnek dokunmayacağını hepimiz bilsek de, modumuz yükseliyor... Umutlanıyoruz. Bunları yazarken, pencereden dikine dikine gelen güneş gözümü alıyor! Aralık sonunda bahar havası yaşa

Pandeminin unutulanları

28.12.2020 16:13
Hayatın her alanını, her zerresine kadar bir virüs şekillendirdi. Kırılgan ekonomisi, çalkantılı ve oturmamış siyasi yapısıyla ülkemiz kimine göre başarılı, kimine göre sınıfta kaldı bu süreçte. En vazgeçilmez aksesuarımız maske için, az tantanalar yaşamadık. Yöneticilerin de kafası karıştı bu ko

Umutlarıyla araya mesafe koymama adına....

22.12.2020 10:32
Kısıtlanmak ne kadar boğucu bir ifade olsa da özgür ve sağlıklı günlerimize kavuşmanın da ön koşulu şüphesiz. Zira karşımızda ölümcül bir hastalık var. Yılbaşının yaklaşmasıyla da beklenen açıklama geldi. Aksini düşünmek bile olası değildi zaten; evlerimizdeyiz! Eğer pazarlara girmezseniz, hafta

Güzel olacak güzel...

15.12.2020 15:48
Ölümün olduğu yerde, geri kalan her şey önemini yitiriyor elbette. Evrenin döngüselliği, tarihin tekerrürleri... Aslında müziğin ritmi gibi, her şey büyük yaşam pastasının tarifinde var. Kişisel özelliklerinizden birini bile sizden alsalar, siz artık siz olmazsınız. Her lezzetli pastada bir mikta

Neden "zenci" dedin?

10.12.2020 13:39
Rosa Parks ... 1955'lerin Amerikasında, emekçi bir terzi... Zenci. Bir iş çıkışı otobüse biner. Beyazlara ait koltuklardan birine oturur. Şoför gelir ve koltuktan kalkmasını söyler. Otobüsteki diğer siyah erkekler kalkar. Ancak Rosa Parks sadece cam kenarına kaymakla yetinir... Polis geli

Bir dünya şairi Ataol Behramoğlu

07.12.2020 11:26
Sosyal medya ilginç bir mecra. Her açıdan konuşabiliriz sosyal medyayı. İyisini, kötüsünü, faydasını, zararını... Zaman vampiri olsa da bana muazzam dostluklar kattı. Ataol Behramoğlu'nu yıllar önce bir kitap fuarında görmüştüm. Kısacık sohbet etmiştik. Kendisini okumayı hiç bırakmadığım gibi

Belki de tek engel "engelli" kelimesidir

03.12.2020 14:21
Yedi yıl önce bir akşam üzeri telefonum çalmış ve ben orada olmadığımdan telefonumu kuzenim Hilal açmıştı. Hilal'in sesini yan odadan duyunca şaşırmıştım. Hilal telefondaki kişiye; "aaa öyle mi ben de down sendromluyum biliyor musunuz?" diyordu. O ilk telefon görüşmesinde sıcacık bir anne

İlla Stockholm'e mi gidelim?

02.12.2020 11:52
3 Aralık bir farkındalık günü olup, olası "Engelliler günü kutlu olsun" söylemleri için, aman diyorum! "Çocuğunuzun size kızdığında tekerlekli sandalyesiyle çıkıp gidebileceği bir odası olmalı..." denilen bir Stockholm modeli bize çookk uzak olsa da, engellilerin sorunlarını ve çözümlerini bir bil

Kimsesiz canların canı Şahin Gençal

01.12.2020 09:36
Milletvekili aday adayıyken tanıdım Şahin Gençal'ı. Şimdilerde ise, bir kahve molasında ofisinde kitapları arasında, antikaları karşısında sohbetiyle kendimi güncellediğim bir dost yürek benim için. Şahin Gençal, insana nefes aldırır. Kitap ve sinema tutkunudur. Masasında daima yeni çıkan kitapla

Zeytin dikeceksin!

26.11.2020 14:49
"Zeytin bütün ağaçların ilkidir..." diye bilinir. Eski Ahit'te anlatılır; Nuh tufanından sonra, gemiye ağzında taze koparılmış zeytin dalıyla dönen güvercin göstermiştir ki; sular altında kalan yeryüzünde canlı kalan tek varlık "zeytin ağacı" olmuş. Mitolojide anlatılır; Atina şehrinin

Köy Enstitüsü ruhuna özlemle

24.11.2020 11:43
Bugüne dair çok şey yazılabilir aslında. Öğretmenlere meslek kanunundan, özel eğitim öğretmenlerinin çalışma koşullarına... Eğitim sistemimizin yap boza dönmesinden, pandemi döneminin eğitim aksaklıklarına... Cumhuriyetimizin en güzel projelerinden olan Köy Enstitülerini ve emektarlarını bu özel gü

Böyle güzel anılmak her valiye nasip olmaz

23.11.2020 10:30
Sözcü gazetesi Ankara Temsilcisi Saygı Öztürk, son günlerde gözleri dolu dolu, kendisine gelen iletileri takip etmeye çalışıyor. Geçtiğimiz hafta kaybettiğimiz ağabeyi, emekli vali - karikatürist Refik Arslan Öztürk'ün vefatından sonra gelen iletiler bunlar. Vali bey ile anılarını paylaşıyor k

Organ bağışıyla toprak olmazsınız!

20.11.2020 10:16
Burdur'un İlyas Köyü'nde, kaynamış bulgur ve ceviz yerken, bir taşın başına oturduk. Ata buğdayı, kocabuğdaydan yapılan bulgurun içine ceviz ve darı kattık. Bulgur kaynayacak, kurutulacak, değirmende yarılacak, kısırlık ve pilavlık olarak ayrılacak. Köylerde aş / bulgur aşı dediğimiz ata yemeğimi

"Bursalıları evlerinde yalnız bırakmadık"

19.11.2020 15:09
Konu başlıklarının; "Pandemi Süreci, Dijital Etkinlikler, Tiyatro, Kütüphane, Çocuklara Özel, Festival, Fuar ve Şenlikler, Müzik, Sinema, Eğitim, Akademi ve Atölyeler, Panel, Söyleşi, Seminer, Sempozyum ve Çalıştaylar, Anma Etkinlikleri, Sanat Galerisi ve Sergiler, Kültür ve Sanat Felsefemiz" olduğu

Ayhan Sicimoğlu ile yolda olmak

18.11.2020 14:27
Renkler programından tanıdığımız; müzisyen, gezgin, radyocu, TV programcısı Ayhan Sicimoğlu'nun yol arkadaşı, kameramanı Hüseyin Sami Büyükgezici ile yolda olmayı konuştuk.   B.E: Büyükgezici! İnsan soyadını bu kadar mı yaşar? Sami Bey, ne zamandır gezersiniz? Hayatınızı biraz anlatır mısınız

Bir Bursa değeri: Hasan Bilin

16.11.2020 12:20
Keles'in Yağcılar köyünden, Adapazarı Arifiye Öğretmen okuluna bir genç, öğretmen olmak için yola çıksın. 13 yaşındayken çizdiği simitçi resmini, öğretmeni ondan habersiz UNESCO'nun düzenlediği bir yarışmaya göndersin ve 13 yaşındaki Hasan, Hindistan'da haberi bile olmadan girdiği yarışmada derece

Arılar olmadan asla !

13.11.2020 11:39
"Gerçekleştirilen yeni bir çalışmada, 100 milyon yıl önceden kalma bir arı fosili incelendi." haberleri oldukça heyecan vericiydi. Yunan Mitolojisi'nde; Zeus, bebekliğinde balarıları tarafından beslenmiş ve baş tanrı Zeus'un sıfatlarından bir "Arılar Kralı" olmuş. Hipokrat'ın reçetelerinde, yüksek

Ruha Şifa Likya

12.11.2020 11:57
Yayla yolundan, uzaktan Seki Yaylası'nı selamlayarak kıvrıla kıvrıla hayallerimin başladığı yere doğru giderken, gün aydınlanmaya başlamıştı. Yanından gelip geçerken, bacası tüten evler her zaman içimi ısıtır benim. Evin yaşanmışlıkları kendi hayatım oluverir bir anda... Derken Karabeli'de aştık v

Salkım Söğüt

10.11.2020 13:53
99 depreminde ailemizin kayıplarından sonra duyduğum, Ağlamalardan, feryatlardan olsa gerek; Her depremden sonra sessizleşiyorum. Eğer çok yakınınızı kaybetmişseniz; Ve depremin değil de bir ihmalin, yani bir vebalin gerçekliği içinize işlemişse, İsyan boyutunu aşıyorsunuz. Bugün bir bilim ins