Bursa
Parçalı Bulutlu
12°
Lifebursa.com - Bursa ve Türkiye'den son dakika haberleri
Doğa Kantar
Doğa Kantar
doga.kantar@gmail.com

"Çıt, çıt, çıt, çıt çetene" diyerek...

18 Şubat 2021 Perşembe, 16:06

Ablamla birlikte ne yapsak diye kara kara düşünüyorduk. Şu salgın meselesinden artık bunalmıştık. Türkiye'yi gezelim ilham toplayalım derken biricik Nuran ablamızın bahsedip durduğu bostanları görmenin bize değişiklik olacağı fikri aklımıza yattı. Erzurum'a daha önce gitmiştim ama otelde kalmıştım. Şimdi ise bu şehre misafir olmanın tadını çıkardık.

Yolculuğumuz; "Bize göre çok bir şey yok burada..." düşüncesinde başlasa da bizi heyecanlandıran bostanlarından tutun, meyve bahçelerine, oradan yaylalarına, bir de neşeli köylülerine kadar, güzellikleriyle ve çeşitli insanları ile hafızamda yer edindi bu gezi.

Başta kendim ve kendim gibi insanlarla olmanın keyfini arattı ama kocaman bir ailenin içinde yaşamak da güzelmiş diye düşündürdü bana...

Herkesin dünyası kendi gördüğü kadarmış derler ya?

Öyleymiş gerçekten, ne kadar çeşitli insanlar varmış, nasıl değişiyormuş kültürler gelenekler görenekler bölgeler değiştikçe...

Mesela bostandaki nineler ne kadar sevecen, ne kadar konuşkan ve bir şeyler öğretmeye meraklıymış.

Gördüler bizim gibi iki hevesli kızı başladılar soğan bağlatmaya...

Uzaktan çok şehirli gibi gözüksek de aslında iç içe büyüdük doğayla...

Severiz ellerimiz toprağa değsin...

O yüzden hiç çekinmedik, bağladık soğanları.

İsmini bildiğimiz çoğu şey onlarda farklıymış.

Semizotu orada pirpirim, kenevir dediğimiz şey de çeteneymiş hatta çıtlanıyormuş!

Bunlar dışında da bin bir çeşit ot varmış.

Hepsini tattık.

Dağın tepesindeki Ahmet ne kadar cesur çocukmuş.

Elimizden tuttuğu gibi çıkardı bizi yaylanın tepesine... Başladı kendi hayat hikayesini anlatmaya.

O küçücük çocuk ne kadar da şey yaşamış...

Vallahi artık asla unutmam onu!

Dutlar, elmalar, kayısılar dalından toplanınca tadı bir ayrı oluyormuş...

Bir de reçeli, pekmezi ve kurutulmuşu yapılıyormuş kışa hazırlık için.

Şimdilerde çok popüler olan organik beslenme orda ta ne zamandır varmış meğerse.

Ne kadar da zengin yürekliymiş Anadolu insanı...

Bir dilim ekmek, bir parça peynir diye oturttukları sofrada adeta kuş sütü ile beslediler bizi...

Misafir ağırlamak onlar için bir zevkmiş meğerse.

Erzurum'da öğrendim ki can boğazdan geçiyormuş.

Nereye gitsek önümüzde kocaman, sıcacık sofralar vardı.

Hayatımda böyle güzel ağırlanmadım ben!

Bu güzel yaşanmışlık bana konuklarımı nasıl ağırlayacağımı yeniden öğretti.

Hissettiklerimi ifade etmeye çalıştığım yazıma, çektiğim fotoğrafları da ekleyerek sizlere bırakıyorum.

Evet ben tıpkı ismim gibi doğayı çok seviyormuşum...

Yolunuz Erzurum'a düşerse, benim için de bir çay içmeyi unutmayın...

Ama illa ki kıtlama!