SON DAKİKA
Hava Durumu
Yazının Giriş Tarihi: 14.01.2022 16:05

Mahalle Köpekleri

Avusturalya hükümeti doğada yaşayan evcil olmayan kedilerden bir milyondan fazlasının öldürüleceğini açıkladı. Daha evvelde milyonlarca kanguruyu ve binlerce deveyi öldürmüşlerdi.Haberi okuyunca çoğunuzun yaptığı gibi OHA dedim. Dedim ama haberin devamını okuyunca erken tepki verdiğime pişman oldum.

Avusturalya hükümeti bu kararı, “Doğadaki vahşi kedilerin milyonlarca küçük memeliyi öldürerek doğanın dengesini bozdukları” gerekçesiyle almıştı. Zaten “Dingo” adı verilen vahşi köpeklerde doğadaki canlı yaşama çok zarar veriyorlardı.

Haberi okuyunca Bursa Uludağ Üniversitesi’nin yetiştirdiği geyikleri öldüren vahşileşmiş köpekler geldi aklıma. Ama onların sahibi yoktu…

Mahalle köpekleri dedim. Zira eskiden her sokakta değil, mahallede birkaç köpek vardı. Köpekler ihtiyaç için beslenirlerdi ve yerli cins köpeklerdi. O yıllarda evlerde; kanarya, muhabbet kuşu, az sayıda kişi papağan, akvaryumda başta Japon balığı olmak üzere birkaç çeşit balık beslenirdi. Az sayıda kişi evlerinde kaniş ve fino cinsi köpek beslerdi.

Çocukları istiyor diye tavşan besleyenler kokusundan dolayı çabucak vazgeçerdi, evde çocuklar istiyor diye alınan civcivler kısa zamanda ölürdü.

Zor yıllardı o yıllar, kırma ve vahşileşen köpeklerin Türkiye’ye getirilmesi yasaktı. Düşünün paranız var, Antalya’da veya Bodrum’da yaşayan bir hayvan seversiniz (!) ama anavatanı Sibirya olan -20 derecelerde yaşamaya alışmış bir Husky köpek alamıyorsunuz. Dobermanları filmlerde görüyorsunuz. Ne kadar üzücü değil mi?

Sonra YENİ TÜRKİYE’ye geçtik. Artık istediğiniz köpeği alabiliyorsunuz. Her çeşit hayvan kaçak geliyor. Günümüzde İstanbul ve Bursa’da papağan kolonileri var. Bazı göllerde Prihanaya rastlanılıyor.

Şimdi saldırgan köpekleri şehir merkezinde dolaştırabiliyorsunuz. Soran yok, kayıt yok. İnsanların üzerine salarak korkutuyorsunuz ve zevkle gülüyorsunuz. Köpeğiniz istediği yere pisliyor… Medeni ülkelerde olduğu gibi köpeğinizin pisliğini temizleme mecburiyetiniz yok.

Çocuklar ister köpek alınır, sonra sokağa bırakılır. Önce yazlıkların sokakları terk edilen köpeklerle doldu, sonra şehir merkezlerindeki sokaklar köpeklerle doldu. Saldırgan cinsler insanları yaralamaya başladı.

Bir noktadan sonra kayıt sistemi getirilip, bu tür köpekler toplandığında kıyamet kopuyor. Bakın, kısırlaştırılma veya doğaya terk edilme değil. Birkaç yıl önce köpek beslemeye giden bir kadın aç köpekler tarafından öldürüldü.

Bahçesiz bir yerde, bir apartman dairesinde köpek beslemek ne kadar insani. Dev gibi köpekler, balkona hapsediliyor ve bunun adı hayvan severlik oluyor? Kaç kişi beslediği köpekleri aşılatıyor ve kısırlaştırıyor. Kaç kişi elinde süpürge, faraş ve çöp torbasıyla köpeğini gezdiriyor.

Üstelik bu hayvanları doğal yiyeceklerle beslemiyoruz. Sokağa terk edilince de ne yiyeceklerini bilmiyorlar. Evimde 17 yıl beraber yaşadığımız kedim her mamayı yemezdi (İstediği zaman dışarı çıkar, istediği zaman gelirdi).

Sadece köpek sayısı değil, kedi sayısı da çok fazla arttı. Diğer kuşların yuvalarını bozan ve yavrularını yiyen martılar ayrı bir problem. 

BIRAKIN HAYVANLAR KENDİ DOĞAL ORTAMLARINDA YAŞASINLAR.

MEDENİ ÜLKELERDE SİRKLERDE ve HAVUZLARDAKİ HAYVANLAR DOĞAL ORTAMLARINA BIRAKILIYOR.

PARANIZ VARSA GİDİN BAŞKA YERDE HARCAYIN…

HAYVANLARI RAHAT BIRAKIN.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar

Soğuklar, Bıkkınlık ve Kazakistan

07.01.2022 14:19
Siz hiç -20 ila -30 derecede hem doğalgaz hem de elektriksiz kaldınız mı? Her gün saatlerce buz gibi evde, dükkânda yaşamak durumunda kaldınız mı?  Bir de yıllarca tek ses, tek parti ve tek adamın yönetiminde kaldınız mı? Sansürden geçmiş dergiler ve aynı başlıkla çıkan gazeteler&hellip