Bursa
Çok Bulutlu
14.2°
Lifebursa.com - Bursa ve Türkiye'den son dakika haberleri
Ertuğrul Mat
Ertuğrul Mat
ertugrulmat@lifebursa.com

Avukatlar Günü imiş...

05 Nisan 2021 Pazartesi, 15:52

Ne güzel günlermiş onlar...

Yazıhane açmış "Acaba kirayı ödeyebilecek miyim?" diye düşünürken, telefonunuz çalar ve...

Ben Avukat Sırrı Köprülü...

Ben Avukat Burhan Göçmen Çelebi...

Ben Avukat Ethem Kırgıl...

Ben Avukat Mustafa Kemâl Keskin..."

Derler ve sonra ilave ederlerdi:

"Bana bir dostumun davası geldi. Bu konuyu siz daha iyi biliyorsunuz. Bu dostuma yardımcı olur musunuz? Size gönderiyorum"

Yahu, neyi, iyi bilmesi?

Elimiz edebiyatla uğraşmak dolayısıyla kalem tutmasa, biz dilekçeye adımızı yazmaktan aciziz.

Talebe Cemiyetlerinden, Demokrat Parti Gençlik Kolları'ndan nutuk atarak gelmesek, duruşmada Hâkim'in karşısında müvekkilin ismini bile hatırlayamayacağız.

Onlar da, bilirlerdi ki, siz o dava konusunda da fazla bir şey bilmiyorsunuz.

Bunun için dava sahibini size gönderdikten sonra ve siz daha yoldayken, bir daha telefon ederlerdi.

"Bende, bir iki emsal karar ve bir iki emsal dava dosyası var. Sana veririm. Bu dava için şu kadar lira isteyebilirsin" diyerek sana yol gösterir, seni yüreklendirirlerdi.

Mesleğin zarafetiydi bu ve onlar bu mesleğin zarif insanlarıydı..

Birden bire, on-on beş davanız olur; hayata da, mesleğe de tutunurdunuz..

Sonra siz de bir başka genç avukat için aynısını yapardınız..

O zaman hâkimler de, hâkime hanımlar da mesleğinizin güzelliğini size hissettirirlerdi..

Baba veya anne gibiydiler.

Bir Mürvet hanım unutulur mu?

Milletvekili seçimleri dolayısı ile iyi takip edemediğim ve bir yazım dolayısıyla sanık olduğum basın davasında, gıyaben 6 ay hapis cezası almış, Mahkeme Başkanı Hikmet Bandırmalıoğlu cezanın tecil edildiğini belirtmeyi kararı açıklarken unutunca, heyetin diğer üyeleri salonu boşalttıran Mürvet(Yener) hanımla Melâhat(Bibioğlu) hanım, dünyayı Hikmet Bandırmalıoğlu' nun başına yıkmışlar.

Rahmetli Hüseyin Kuşku, bu iki cennetlik hâkime hanımın seslerinin adliye koridorlarından yankılandığını anlatırdı.

Allah'tan birkaç gün sonra milletvekili seçilmiş, daha sonra da bu dava, af kanunu kapsamına girmişti.

Bir de Asliye Ceza Mahkemesi Hâkimi Ahmet bey vardı.

Nur içinde yatsın.

Duruşmaya ara verir, stajyerine " Bir sigara ver.. " der, benim gibi, sigara içmeyen rastlarsa," Bana bak, benim stajyerim sigara içsin içmesin, Bafra taşır." diye şaka yoluyla ikaz ederdi.

Sonra cüppe giyip, karşısına avukat olarak çıktığınızda, ne yapar eder, sadece bir tek davanızda, ya en alt sınırdan ceza verir, ya da mümkünse beraatı basar.

Sanığa da, "Avukatına dua et! Yoksa... " derdi.

Allah ömür versin dostluklarıyla iftihar ettiğim, Turhan Olgaç, Selahattin Özkiper ve rahmete kavuşmuş Sami Aydınlar, Hatice Güney'ler gibi unutulmayacak savcılar vardı.

Hepsi önce İnsan'dı.

Not: Bu mesleğe gönül vermiş meslektaşlarımın ve güzel kızım Elifin de avukatlar gününü kutlarım.