Bursa
Parçalı Bulutlu
6.4°
Lifebursa.com - Bursa ve Türkiye'den son dakika haberleri
Ertuğrul Mat
Ertuğrul Mat
ertugrulmat@lifebursa.com

Berbat ettiğimiz yaşamlar

07 Ağustos 2020 Cuma, 15:09

İnsanların hayatını karmakarışık yapmışız…

Dört nala gelip uzak Asya’dan ,

Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan bu memleket bizim..” diyen Nazım’ı, memlekete hasret  bırakmışız.

Taksim’deki Cumhuriyet anıtına Rus Generallerinin heykellerini diktiğimizi unutarak, 2. cihan harbinde Alman askerleri Volgagrad’ı kuşatırken, Almanlara yaranmak için Nazım’ı içeri atmıştık.

“Bu memleket bizim “diyen adam,

“Alıp götürün

Anadolu’da bir köy mezarlığına gömün

Beni

Ve de uyarına gelirse

Tepemde bir de çınar olursa

Taş maş da istemez hani..“

Hasreti senfonileştirmişti. Bunu duyan İznik’in Müşküle köyünden Fevzi Kavuk hemen köyüne bir çınar fidanı dikmişti.

Nazım’ın içeri tıkan kafanın köydeki temsilcisi geri kalmamış, bir gece zehir döküp, Nazım’ın ciğerini yakar gibi kavurmuş fidanın kökünü.

Yılmamış Fevzi, köyün dört ayrı yerine, dört fidan daha dikmiş ama, kimselere yerlerini söylememiş..

Ama, Nazım hasret ölmüş o köye mezarlığına ve Moskova’da gömülmüş.

Bu sefer de Fevzi’nin çınarları, Nazım’a hasret büyümüş.

Almanca hocası Sabahattin Ali, birkaç kere hapse düşmüştü.

O zamanlar, şairler yazarlar, yazdıklarına göre değil; savaşın şartlarına göre, içerde veya dışarda yaşarlardı.

Almanlar ilerlerken, Nazımlar içeri atılır; Almanlar bozguna uğradıklarında Almanya’da eğitim almışlar hapishane sırasını alırlardı.

Alparslan Türkeş ve arkadaşları gibi milliyetçi cereyanlara kapılanların ise, Sirkeci’deki Sansaryan hanın “Tabutluk“ denilen ve işkence odalarında tırnakları kerpetenle sökülürdü.

“Siyasi Şube“ydi o zaman “Birinci Şube“nin adı.

Çünkü, o tabutlukların kapılarının üzerinde “Burada Allah yoktur“ yazardı.

Karısı Alman olan Almanca hocası Sabahattin Ali serbest bırakıldığında doğduğu Kırklareli’ ne gitmiş, “Alman casusu Bulgaristan’a kaçacaktı.” denilerek 1948 yılının Nisan ayının 2’sinde, daha henüz tarlalardaki karlar erimemişken, ensesinden bir kurşunla vurulup yere düşmüştü.

Oysaki O, eğitim için gittiği Almanya’da Türklere hakaret eden bir Alman gencini tokatladığı için, Almanya’dan kovulmuştu.

Orada, o vatan toprağında, O’nun başından akan kanlar, karları al bayrağa çevirmişti.

Bunu duyup oraya koşup gelen Madonna, üşümesin diye kürk mantosunu cansız bedeninin üzerine sermişti.