Bursa
Parçalı Bulutlu
7.1°
Lifebursa.com - Bursa ve Türkiye'den son dakika haberleri
Ertuğrul Mat
Ertuğrul Mat
ertugrulmat@lifebursa.com

Bursa Molla Arap’ta Bir Propaganda Konuşması ve Menderes’in anılması (*)

17 Eylül 2020 Perşembe, 21:28

1973’te seçimlerini kaybetmiş, Bursa için siyaseti bırakmış, Ankara’da siyasetin başka ufuklarında dolaşmaya başlamıştım.

Bursa’da 1975 kısmi senato yenileme seçimleri yapılıyordu. Ben de çalışmalara katılmak için Bursa’ya gitmiştim. O tarihlerde Türkiye’de Milliyetçilik rüzgârları esiyor, kurulan
koalisyon hükümetlerine “Milliyetçi Cephe Hükümeti” deniliyordu. Abdülkadir Cenkçiler, Bursa politikasında sivrilmiş, kendisine bağlı gençlerle bir ekip kurmuştu. Türk Bayrakları ve Adalet Partisi flamalarıyla süslenmiş arabalarla konvoy halinde propaganda konuşmalarının yapıldığı mahallelere gidiyor ve o sırada konuşan parti adayı lehine, “Milliyetçi Adalet Partisi, Milliyetçi Şeref Kayalar” diye tezahürat yapıyor, sonra da, başka bir mahalledeki toplantıyı desteklemek için oradan ayrılıyorlardı. O akşam Emir Sultan Molla Arap mahallesinde yapılan toplantıda konuşacaktık.

Bursa Senatörü Şeref Bey konuşuyor, ben de sıramı bekliyordum. Gençler Şeref Bey için tezahüratta bulunurken Abdülkadir yanıma gelip, “Ağabey, senin konuşmanı bekliyoruz. Sen konuşurken senin lehine de tezahürat yapıp, başka bir mahalleye hareket edeceğiz. Yanlış anlama “ demişti.

Söz sırası bana gelmiş, mikrofonu elime almış ve dışarıdaki gençlerin lehime tezahüratları başlamıştı ki, karşımdaki takvimin 17 Eylül’ü gösterdiğini gördüm. O anda kafamdaki, konuşma için tasarladığım sözler uçmuş, yerini duygu seli haline dönüşmüş kelimelere bırakmıştı: “Adalet Partililer, gençler! Bugün 17 Eylül, 14 yıl evvel Menderes’in asıldığı gün. Sizler burada coşku içinde tezahürat yaparken, Türkiye’nin her yerinde, bu davanın gerçek sahiplerinin evlerinde şu anda Menderes ve arkadaşları için kuranlar okunuyor, gözyaşları içinde dualar ediliyor“ diye konuşmaya başlayınca, dinleyenlerin gözleri dolmuş, dışarıdaki gençler susmuş, sanki donup kalmışlardı. Salona hâkim olan hüzünlü sessizliği, biraz sonra hıçkırıklar bozuyor, gençler de başka mahalleye doğru yola çıkamıyorlardı. Konuşmam bitince Abdülkadir yanıma koşup boynuma sarılıp öperken, “Hani ayrılıp, gidecektiniz?“ demiş, O da, “Abi, gitmeye derman mı bıraktın? “ cevabını vermişti.

(*) Demokrasi yolunda karınca Misali,Cilt 2, Bursa Günleri, Sayfa 276, Ertuğrul Mat
Not..Yassıada şehitleri ve başta Abdülkadir olmak üzere ebediyete intikal eden bütün dava arkadaşlarımı rahmetle anıyorum.

Not..Yassıada şehitleri ve başta Abdülkadir olmak üzere ebediyete intikal eden bütün dava arkadaşlarımı rahmetle anıyorum.