Lifebursa.com - Bursa ve Türkiye'den son dakika haberleri
Hakan Dinçtürk
Hakan Dinçtürk
hakan.dincturk@lifebursa.com

Operasyon adı: Kuklacı

18 Mart 2021 Perşembe, 17:08

Dün, alelade yaşanmış bir gün değildir!

Dün, bugünün ve hatta yarının habercisidir!

Bursaspor'da geçmişte yaşanan olumsuzluklar bugün daha ağır bir biçimde yaşanmaya devam etmektedir. Korkarım ki ciddi önlemler alınmaz ise yarınlar daha da kötü olacaktır.

Bursaspor, içerisine düştüğü ekonomik çıkmaz ile birlikte bir de kaostan beslenen bir grup ile mücadele etmektedir. Bu kitle kendinden olmayana tahammül edemediği gibi, kendisini herkesten üstün gören ve kulübün gerçek sahibinin kendileri olduğunu iddia eden bir zihniyettedir. Kulübü fiilen yönetmeye çalışırlarken maddi anlamda sorumluluktan kaçınmakta, başarıyı kendilerine mal etmekte ancak başarısızlığı ise başkalarına havale etmek konusunda da yıllardır uzmanlaşmışlardır.

Bunun yakın tarihli örneği olarak Ali AY dönemini gösterebilirim. Kulübü fiilen yöneten ve yaşanan başarısızlıklar konusunda ciddi payları olan bu kişiler Bursaspor'un küme düşmesi ile birlikte birden kenara çekilmişlerdir. Neticesi; Ali AY ismi bugün lanet ile anılır vaziyete gelmiş iken kulübün ise ciddi anlamda borcu artmıştır.

Hepsi istisnasız kendi yönetebilecekleri paralı ama kukla bir başkan istemektedir. Çok yeteneklidirler! Eğer kulübün içine kapıdan giremezler ise bacadan girerler! Başkanın iplerini ellerine geçiremezler ise, takımın hocasının, futbolcusunun iplerini ellerine geçirmek isterler. Anlayacağınız hepsi iyi birer kuklacıdırlar! Her daim birilerini kendilerine kukla yapmayı iyi becerirler!

Bursaspor kulübünün başına başkanı onlar getirir! Başkanı onlar götürürler! Eğer bu kulübün başında hazzetmedikleri bir başkan varsa ellerini ovuşturarak başarısız olmasını beklerler!

Göremedikleri yada görmek istemedikleri gerçek ise artık bu deniz bitti!

Kimse bu zihniyetin tahakkümüne girip başına bela almak istemiyor. Bunun neticesinde de her gelen yeni kongrede başkan adayı vasıfları daha da aşağıya düşüyor.

Futbolcuların Ankaraspor galibiyeti sonrasında sosyal medyaya düşen paylaşımlarının altında çok derin manalar vardır. Bu öyle para meselesi denilip basit geçiştirilecek bir konu değildir. Erkan Kamat'ın açıklamaları doğru ise geçen sene Mesut Mestan döneminde futbolculara doğru düzgün maaş ödenmemiştir. Bu açıklamanın doğruluğunu Mesut Mestan döneminde sezon sonu ücretlerini alamadıkları için sözleşmelerini tek taraflı fesih edip giden yirmiye yakın futbolcunun bu davranışları da doğrulamaktadır. O dönemde takım içerisinde bizim 'PAPAZ' olarak tabir ettiğimiz ve profesyonellikte yıllarını geçirmiş yoğunluklu bir kadro vardı. Onların geçen sene yapmadığını ne yazık ki 'BİZİM ÇOCUKLAR' dediğimiz alt yapı oyuncularımız bu sene yaptılar. Bursaspor'u ülke gündeminde rezil ettiler. Hani klişe bir laf vardır; ''Bursaspor'da kimsenin parası kalmaz!'' şeklinde. Biz bu cümleyi daha 'BİZİM ÇOCUKLAR'a' anlatamamışız! Düne kadar servis ile Vakıfköy'e giden, profesyonel sözleşmelerini asgari ücret üzerinden yapan, sözleşme iyileştirmeleri ile birlikte aylık 7-8 bin TL'ye oynayan bu çocukların geçen yıldan kalan tüm maaş alacakları bu sene BTSO desteği ile ödenmiş vaziyettedir. Mevcut yönetiminde bu çocukların en azından başarı primlerini aksatmamaya özen gösterdiği ve düzenli olarak ödemeye çalıştığı da bir gerçektir. Vakıfköy patentli gençlerin 1 yıllık sözleşme maaşları toplamının iki katı bir para başarı primi olarak bu tarihe kadar ellerine geçmiştir.

Şunun altını da çizmek istiyorum. Hepsinin verdiği emek bizi gururlandırıyor. Bahse konu maaş alacakları da analarının ak sütü gibi hepsinin helalidir. Ancak ben bu konunun sırf para konusu olduğuna inanmıyorum. Düşünceme göre Erkan KAMAT'a yönelik bir operasyon yapılmaya çalışılmış ve futbolcular ise bu operasyona alet edilmiştir. Beni bu şekilde düşünmeye sevk eden husus ise futbolcuların imzasını taşıyan bildirinin ilk olarak sahte bir sosyal medya hesabında paylaşılmış olmasıdır. Bu sahte hesaptan yapılan paylaşım ile birlikte yine aynı odaklar tarafından organize olunmuş ve yapılan paylaşım köpürtüle köpürtüle bir anda ülke gündemine kadar taşınmıştır. İlk paylaşımı yapan bu sahte hesap ise hemen akabinde kapanmıştır. Futbolcuların kendi sosyal medya hesaplarından bu belgeyi paylaşmaları ise bundan saatler sonra kamuoyu algısının kendi lehlerine olduğunu gördükleri anda yapılmıştır. Takımın teknik patronu Mustafa Er'in bu durumdan haberinin olmaması ise ne yazık ki mümkün değildir. Türkiye'de futbolcu maaşlarını düzenli ödeyebilen kulüp yok denecek kadar azdır. Yapılan hareket ancak ve ancak lejyonerlerden kurulu bir futbol takımında normal karşılaşılabilecek bir durumdur. Bu çocuklar, gençtir, pırıl pırıldır, masumdur. Ancak yapılan hiçte masum bir davranış değildir. Bursaspor yönetiminin yaşanan olayı basit ve önemsiz bir olay gibi algılamaması ve ciddi bir şekilde üzerine düşüp derine inmesi gerekmektedir. Bu konu çözüldüğünde Bursaspor'u içten içe kimlerin karıştırdığı, kimlerin kasıtlı bir şekilde zarar verdiği, kimlerin kimler ile beraber olduğu da ortaya çıkacaktır. Bursaspor bu safralarından kurtulmayı başardığı an belki gelecek adına kurtuluş ateşinin fitilini de yakmış olacaktır.

Genç futbolcu kardeşlerim, sizlere tavsiyem Bursaspor çatısı altında iken amatör ruhunuzla hareket edin! Gün gelipte başka takımlara transfer olduğunuz zaman istediğiniz kadar profesyonel düşünebilirsiniz. Ancak sizleri yetiştiren kulübünüze borcunuz bitene kadar ise amatör ruhlu olun! Siz sahada terinizin son damlasını akıtın. Başkanın kim olup olmadığının hiçbir önemi yok. Bu şehir sizin hakkınıza son kuruşuna kadar sahip çıkar. Merak etmeyin!

Sevgili Mustafa ER, sende çok gençsin! Yola yeni çıktığın teknik direktörlük kariyerinde zaman sana mesleki tecrübe mutlaka kazandıracaktır. Bu meslekten Türkiye'de kimler ne ekmekler yiyor. Sende bu ülkede teknik direktör olarak kendini kabullendireceksin. Ancak sana tavsiyem bu kuklacıların kuklası olma. Kulübün mevcut konjonktüründe bu durum belki kısa vadede sana fayda sağlar ancak uzun vadede kaybeden sadece ve sadece sen olursun!

Kalın sağlıcakla...

NOT:

Bana bu yazıda kimleri kastettiğimi hiç sormayın. Alın size ip ucu; yazı yayınlandıktan sonra kimler ne şekilde tepki gösteriyor ona bakın. Ne de olsa ateş olmayan yerden duman çıkmaz.