SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Arif'e 216, Takvim'e haber sorulmaz!

Yazının Giriş Tarihi: 16.02.2021 10:21

Şükür! En sonunda hekimlerin yazamadığı eczacıların okuyamadığı reçeteyi bulup yazdık.

Şöyle, Türkçe harflerle koca bir sayfa manşet atalım ki, vatandaş okuyabilsin anlayabilsin.

Kimse bu nasıl bir yazı ecüş bücüş demesin.

Gayet açık ve net bir şekilde geçim ve geçinme reçetesini okuyabiliriz.

Takvim gazetesi saatli maarif bölümünde ansiklopedi niteliğinde bilgilere yer vermiş!

Alın size 7 Şubat 2021 Pazar manşeti...

"Bu haberi okumadan markete girmeyin, çıkarken üzülmeyin!"

Konu başlığı bayağı dikkat çekici ve de afili...

Asıl içeriği tasarrufa giden yolu tarif ediyor...

- Alışverişe tek başına ve tok karnına çıkın, mümkün mertebe çocukları evde bırakın.

- Büyük araba yerine küçük sepetleri tercih edin çabuk dolsun.

-Sebze, meyve, et ve süt ürünleri alın abur cubura gözünüz kaymasın.

- Cazip kokular yoldan çıkarır. Evden çıkmadan önce kolonya dökünün, parfüm sıkın, evde kalan yemekleri koklayın, burnunuz alışveriş esnasında kokuya doymuş olsun.

- Asla ve kata ürünlere dokunmayın ''albenisi'' varsa zorla peşinize takılıp gelebilir.

- Sakın orta raflardaki gurme reyonlarına bakınmayın, süsüne püsüne kapılmayın.

- İkramları dilinize değdirmeden geri çevirin. Sakın bu tuzağa düşmeyin "niyetliyim" deyip geçin.

- Kasiyerle sakın diyaloğa girmeyin, ürün teklif edip aklınızı karıştırabilir.

- Taze parlak yeşillik görürseniz aldanmayın kesin üzerine su serpmişlerdir.

Savurganlığa bir son verin uyarısına uymayalım mı yani!

Mesela ben üzerinde geçinme sorumluluğu olan bir vatandaş olarak alışverişe giderken nefesimi tutuyorum, gözlerim kapalı markete giriyorum...

Reyon aralarında gezinmeden elimle koymuş gibi aradığımı hemen şıp diye buluyorum.

Nefesimi tuttuğum için saniyelerle yarışmak alışverişi çabuk tamamlamama yardımcı oluyor.

Onca yıldır itibardan tasarruf olmaz deyip ballı börekli kahvaltımızı yaptık, akşama çeşit çeşit yemek hazırladık tatlısından, meyvesinden, çerezinden eksik etmedik.

Misafirlerimize ne yedirip içirsek acaba diye önüne ne koyacağımızı şaşırdık. Milletçe bol kazan kepçe yemeyi seviyoruz.

Misafirperverliğimiz de yarış içinde hep daha en güzelini en şatafatlısını sunma çabası işte.

Düğün dernek desek görkemli kazan kazan yemekler yensin.

Cenazemiz pidesiz ayransız pilavsız olmaz.

Evlerimize altın kaplamalı musluklar, yaldızlı klozetler taktırdık.

Önce abovv diye şaşırdılar gözleri kalsa da sonra alkışladılar!

Öyle şımardık ki; bugün çiftçimiz bile 3 bin liralık akıllı telefon kullanıyor...

Telefondan tarlaya yemek siparişi verip meyve sebze içinde story çekebiliyor.

Pulluk saban, kazma kürek ne varsa mesaj atıp istediği yere çağırabiliyor.

Ekip biçtiğini evden suyu verildi mi? Büyüdü mü? Hasada hazır hale geldi mi? diye takip edebiliyor.

Haberleşmede en üst seviyeye geldi rençber!

Hay gözünü sevdiğimin teknolojisi, evi olmayana ev, dolabı olmayana dolap, arabası olmayana araba tahsis edebiliyor.

Kıskanma ne olur çalış senin de olur diyerek herkesi mi özendirdik, kıskandıklarınızdan sizin de olsun daha çok çalışıp kazanın amaçlı teşvik edici sözlerle hitap ettik.

Her şeyimiz gösterişli olsun ki itibarımız şanımız şöhretimiz yürüsün istedik, yaptık başardık oldu.

Eeee yeter artık.

Bu kadar şatafata gözümüz gönlümüz doydu artık "yaş kemale erdi, unumuzu eledik eleğimizi duvara astık."

Vakit nakittir diyerek zaman; gelecek nesillere geçinme metodunu birebir yaşayıp örnekleme ile empoze etme zamanı...

Acilen tasarrufu cimriliğe çevirmemiz gerek.

Zaman; kapıya gelen komşuya öyle bardakla yağ fincanla şeker tuz tabakla börek çörek verme zamanı değil.

"Ben de yağı şekeri gramla alıyorum komşum..." deme zamanı...

Eve gelen misafire bir bardak çay verdik mi yeter.

Kekli kısırlı, pastalı poğaçalı günlere veda edelim.

Çikolatalı lokumlu kahve arada bir nazarlık olsun.

Savrukluğu kısalım, birikim yapalım.

Bir dilim ekmeği kârdan sayalım daha gidecek çok yolumuz var!

Önümüzdeki iki üç sene içinde aya gidebilecek yol parasını kenara koyalım.

Takvimin maarifine göre; dünyada her ay binlerce kepenk kapanıyor, her ay faturalar katlanarak artıyor, her ay ucuz ekmek kuyrukları daha da uzuyor, her ay on binlerce kişi işsiz kalıyor, her ay daha fazla genç ülkeden gitmek istiyor, her ay pazar filesi daha pahalıya doluyor.

Takvimin Makvimi essahtan çok haklı!

Dünya çileli, meşakkatli, mücadeleli bir yer hem de nankör...

Çalış didin kazın dur!

Sıfır elde var sıfır!

Hali hazırda aya 4 şeritli otoban da yapıldı, yolumuz varken patikalara sarp yamaçlara niçin deve sürelim?

Dünyanın bunca derdini kahrını niye çekelim?

Varıp gidelim uzayın derinliklerine, varıp gidelim biraz da uzay boşluğunda oyalanalım!

Nasıl olsa düştük armut gibi dibine dibine...

Müjdeyle gidelim göklere göklere...

Ne duruyoruz?

Haydi düşelim yollara yollara...

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..