SON DAKİKA
Hava Durumu

Gelin! Bir türkü de siz söyleyin...

Yazının Giriş Tarihi: 02.04.2021 09:00

Her kişi kendini bildiğinden beri anne babasının vermiş olduğu ismi benimsemiştir, isminin anlamıyla özdeşleşmiştir.

Şahsen ben adımdan çok memnunum...

Kısaltıkları zaman kızıyorum!

Çünkü manasını yitiriyor, başka biriymişim gibi hissesiyorum.

Babam (yiğit, cesur) olsun demiş adımı severek koymuş, nesini beğenmeyeyim?

Mesela; adınızla seslenenlere kim olduğunuzu bilerek emin ve dik bir şekilde dönüp bakarsınız değil mi?

Başka isimle hitap edildiğinde "pardon, birine benzettiniz galiba" diyerek ben o değilim demenin cevabını verirsiniz.

Aitlik duygusu yoksa geçiştirmenin binbir türlü halini görebilirsiniz.

Aidiyet (bağlılık) duygusunu ise sevgi ve saygı ile şekillendirebilirsiniz.

Öze bağlı bir duyguyu da koparabilecek hiçbir güç henüz bulunamadı!

Nedeni mi?

Kültür ve Turizm Bakanlığı taşra teşkilatları bünyesindeki müzik ve dans toplulukları için aldığı birleştirme, isim ve şehir değiştirme kararı ile müzik korosu topluluklularından "Türk" ismi kaldırıldı.

Kültür ve Turizm Bakanı'nın verdiği önergeyle birlikte 4 ildeki müzik korosunun ismi değişti.

Elazığ' daki Türk Müziği Korosu Müdürlüğü "Elazığ Kürsübaşı Müzik Topluluğu Müdürlüğü", Şanlıurfa'daki Devlet Türk Halk Müziği Korosu "Şanlıurfa Sıra Gecesi Müzik Topluluğu Müdürlüğü", Diyarbakır' daki Devlet Klasik Türk Müziği Korosu "Diyarbakır Medeniyetler Müziği Korosu", Edirne'deki Devlet Türk Müziği Topluluğu "Edirne Rumeli Müzikleri Topluluğu" olarak değiştirildi.

İstanbul Devlet Türk Müziği Topluluğu, Cumhurbaşkanlığı Klasik Türk Müziği Korosu'na devredilerek kapatıldı.

Halk Dansları Topluluğu'nun da Ankara'dan İstanbul'a taşınmasına karar verildi. Güzel Sanatlar Genel Müdürü Murat Tokaç'ın 23.03.2021 tarihli yazısına Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy' un onayıyla değişiklik kararı gerçekleşti.

Bu kararı onaylamadan önce bu ülkenin binlerce sanatçısına müzisyenine, türkü sevenlerine ve türk olan halkına sorsaydınız iyiydi!

Her zamanki gibi düşünene, fikir beyan edene yer yok bu sistemde!

Türkü okuyanlara ve sevenlere; sen Türk müsün, Kürt müsün, Çerkez misin, Muhacir misin, Alevi misin, Sünmi misin diye soran yok.

Türküler türkü okuyana ülken neresi, hangi koldansın, dedenin dedesinden başla uzun uzun hikaye anlat, mesleğini, yaşını, kaç kardeşsin, ikâmet yerin neresi, kendini tanıt diye künye sormuyor!

Soy ağacında hoşuma gitmeyen tipler varsa sen benim makamımdan, duygumdan anlamazsın demiyor!

Türküler köken kavgası yapmaz, türküler kim olduğuna bakmadan kucaklar.

Türkü okuyan dosttur, doğurmasa da annedir, bir çınarın gövdesi gibi babadır, candır canandır.
Kutuplaşmayı, ayrışmayı, bölünmeyi isteyenlerin bahanesidir Türkülerle Türk'ü vurmak!

Sizin "birleştirme" dediğiniz karar "ben" düşüncesidir "benim dediklerim uygulanır" kararıdır ve sadece isimden ibarettir!

İsim değiştirebilirsiniz lakin türküleri sessizliğe terk edemezsiniz.

Ne türkülerin dilinden konuşabilir ne anlatmak istediğini anlayabilir ne de suskunluğundan prim yapabilirsiniz.

Türkülerin ismini, hangi yöreye ait olduklarını ve gelmiş geçmiş tüm ozanların ismini de değiştirip unutturabilirsiniz lakin bu toprakların geçmişinden beri gelen nağmelerini, acılarını, sevinçlerini, hatıralarını, hasletlerini, duygularını değiştiremez, unutturamazsınız!

Türkiye Cumhuriyeti ibaresi kaldırıldığı gibi Türk kimliği de kaldıralabilir ama hakikatler kaldırılamaz.

Unutuldu derken tekrar filizlenir, büyür, çoğalır incindiği yerden tekrar kök salar.
Zaman erir, ezber hafızadan silinir ama yaşananlardan yakılan ağıtlar, neşeden coşan oyunlar yok sayılamaz.
Türküler olmasaydı;
Karlı dağların derdini kimler dinleyecekti?
Suyun vahşi hırçın dalgalarına kimler karşı duracaktı?
Ağaçların çiçeklerin yerine kimler konuşacaktı?
Sıladan ayrı gurbetçinin kahrını kim çekecekti?
Aşıkların sancısını sevdanın yankısını kim duyuracaktı?
Türkülerdir anlatılamayanı dillendiren, gönül ağrısını dinlendiren...
Hüznü de bizim, çekilmez denen isyanı da.

Gözyaşı da bizim şen kahkasıda.
Bozlağı da bizim halayı da.
Bizim olan dil ucunda değil ciğerdedir... Gönül hangi notaya vuruyorsa müzik o telden inleyendir...
Sanatına, sanatçına, müziğine, ismine, cismene dokunma gayrı!
Dokunursan; günlerin niteğilinde kaybolan, zamanın niceliğinde kendini tekrarlar durur. Sadece yer faklıdır, insanlar faklıdır.


Gelin bir türkü de siz söyleyin!

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.