Lifebursa.com - Bursa ve Türkiye'den son dakika haberleri
Öyküm Ari
Öyküm Ari
öykümari@lifebursa.com

"Bir gün ben de uçup geleceğim gökyüzüne..."

31 Ağustos 2021 Salı, 11:06

Mükemmel bir mizah anlayışının, engin bir kültürle kaynaştığı, doğru kişiler olursa megalomaninin zararı olmadığını bizlere ispat etmiş Türk tiyatrosunun ve edebiyatının atan kalbiydi.


Fincan Hanım'ı, Davlumbaz Bey'i, pijamasını pantolonun içine giyen Konfüçyanist'i, aşkımızın gemisi fındıkkabuğu'nu, üç kurşunluk opera'yı, "nassı yaaa???" sözünü vs vs vs ve daha yanında bir çok farklı kelimeyi hayatımıza soktu.

Türk tiyatro geleneğini harmanlayarak ulusal bir senteze ulaştırmış aydın bir sanatçıydı.
Onun tiyatrosunda Dümbüllü ile Brecht kol kola yürür.

Pişekar Macbeth'i hiç çekinmeden dansa kaldırır.

Sadece tiyatro değil sanatımızın her dalının onun gibi figürlere ihtiyacı sonsuzdu, yeri doldurulamaz...

Bir gecede oyun yazıp sahneye koyabilen bir sanatçı...

Afife Jale Tiyatro ödülünü aldığı 2002 yılında ödülü almak için sahneye çıkıp;
- ödül almak öyle bir boktur ki, her götün başına gelebilir.

diyerek güldürürken düşündüren,
Fransa'da tiyatro eğitimi aldığı halde;
- insanı kalaylı yapan, alaylı olmasıdır.
diyerek alaylı ortaoyunculara saygısını ve tevazuyu gösteren usta bir sanatçıdır.

Yazıyı son olarak onun sözleriyle bitirmek istiyorum.

"Lahmacun yerken akla gelebilecek şeylerle portakallı ördek yerken düşünülenler apayrıdır"

"Cinayet dediğin illa da kanlı bıçaklı olmak zorunda değildir aşk da bir cinayettir"

"Olaylar üstümüze üstümüze geliyordu"
"Bu sahne bir okuldur ustam Münir Özkul'dur"

"Benim ömrüm sizleri adam etmeye yetmeyebilir"

"Doğan güneşe karşı bağırarak ölmek var ya fanilası yokmuş demesinler"

Burada yazdığım her kelime, cümle az kalıyor.
Ferhan Şensoy'un icraatları yanında bu sebeple daha detaylı bir okuma yapmak isterseniz "Kalemimin sapını gülle donattım"ı okuyabilir ve bir insan bu kadar mı dolu dolu yaşar hayatı diye düşüncelerinize ekleme yapabilirsiniz.

Rasim Öztekin'e yazmıştı;
"Orta oyuncuların amatör kolu Nöbetçi Tiyatro'dan yetişti Rasim. Kısa sürede Orta oyunculara katıldı. Kavuğumu ona devrettim. Orta Oyuncular'da çok başarılı bir dönem yaşadı. Kimi rahatsızlıklarından dolayı sahneyi bıraktı. Kavuğu Şevket Çoruh'a devretti. Günü geldi, uçtu gitti gökyüzüne, kavuklu fotoğrafı asılı durur Ses 1885'te.

Bir gün ben de uçup geleceğim gökyüzüne, buluşuruz gökyüzünde, neşeli bir meyhanede."