Bursa
Çok Bulutlu
13.3°
Lifebursa.com - Bursa ve Türkiye'den son dakika haberleri
Öyküm Ari
Öyküm Ari
öykümari@lifebursa.com

"Saate Bakmak" şiirinde Edip Cansever'i Anlamak

30 Mart 2021 Salı, 14:14

Bu yazımda sizlerle, benim için yeri çok başka olan Edip Cansever'in "Saate bakmak" şiirinin belirli bir kısmını inceleyeceğiz.

En can alıcı nokta, en çok sizleri derinlere götürecek olan kısmını.

Hazırsanız başlayalım.

Edip Cansever'in Saate Bakmak şiiri eski baskılarda 'Yer Çekimli Karanfil 1'de yer almaktaydı. Yeni basımlarda ise "Sonrası Kalır 1-2" kitabında yer almakta. Şiir tüketilen, hoyratça harcanan, zamanı anlatır. Bıkmışlığın ve yılmışlığın yanı sıra ümitsizliği de anlatır.

Aynı zamanda Edip Cansever, Saate Bakmak şiirinde "Söyle nerde göğe bakma durakları? Nerde?" dizesiyle Turgut Uyar'ı da selamlamaktadır.


"(Ne kadar da çok severmişiz birbirimizi
Sahi ne kadar da çok severmişiz
Yıllarca, yüzyıllarca öpüştük
Sigaralar tuttuk, içkilerin en iyisini sunduk
İstersen bu gece burada kal, dedik
Sağlığımızı sorduk, bir sürü ilaç adları saydık
Sık sık görüşelim, olmaz mı dedik
İyi bildiğimiz ne varsa yaptık, ayrıldık
Ortada
Her zamanki gibi bir karanfil kaldı.)"

Anlatıcı iki kişi arasında yaşanan tartışmalar, ağlamalar ve kavgaların ardından birlikte geçirilen güzel zamanlara değinir.

"Ne kadar da çok severmişiz birbirimizi" satırında -miş öğrenilen geçmiş zaman eki anlatıcının karşısındaki kişiyle tam da sevgilerinin farkındalığını hissettiği anı belirtmektedir.

"Sahi ne kadar da çok severmişiz" satırı bir önceki dizenin düşünülmüş ve eminliğinin artırıp, anlatıcının zihninde netliğinin pekiştiği andır.

"Yıllarca yüzyıllarca öpüştük..."
Öpüşmek eylemi anlatıcıda bir çok duygu uyandırmış, hisler yaratmış ve o duygular anlatıcıya yüzyıllarca öpüşmüşlük hissini vermiştir.


"Sigaralar tuttuk içkilerin en iyisini sunduk..."

Sigara ve içki insana zevk veren şeylerdir, tek başına zevk alınsa da anlatıcı bu eylemlerin bahsedilen özneyle birlikte yapılmasının onda uyandırdığı duyguların kalıcılığından bahsetmiştir.

"İstersen bu gece burada kal dedik..."

İnsan en çok geceleri kendini yalnız hisseder, yanında birini ister,anlatıcı da bu hisleri sevdiği insanla dindirmek istemiştir.

"Sağlığımızı sorduk, bir sürü ilaç adları saydık..."

Anlatıcı, karşısındaki insana verdiği değerden ötürü sağlığını merak eder ,sorar kötüyse iyi olması için ilaç adları sayar... eğer kişi karşısındaki insanı çok seviyorsa ve o kişinin sağlığı kötüyse dünyanın en mutsuz insanı olabiliyor anlatıcı bu hisler sonucunda dizelerine yaşadıklarını yansıtmıştır.

"Sık sık görüşelim, olmaz mı dedik..."

Bu satırda sürekli birlikte olamayan iki insanı anlatmaktadır, istedikleri her an yan yana olamayan ama birbirini çok seven iki insan. Sık sık görüşmek isteyen ama oluru muallakta olan iki insandan bahsedilmektedir.

"İyi bildiğimiz ne varsa yaptık, ayrıldık..."

İki insanın kendi için iyi bildiği ne varsa yaptığını ve aynı zamanda da ayrıldığı söylenmektedir. Belki de sorun budur, birinin iyi bildiği şey diğeri için çok yanlıştır ve bunun sonucu da ayrılığa açılan kapılarla doludur. Neticesinde de söylenen odur. İki kişi de iyiyi yaptı ve sonunda koca bir kötü ile karşılaşıldı. Bu sonuç da iki kişinin birbirinden farklı olduklarını ortaya koymaktadır.

"Ortada
Her zamanki gibi bir karanfil kaldı.)"

Karanfil, Edip Cansever için önemli bir simgedir. Şiirlerinde karanfil simgesini oldukça fazla kullanır. Karanfil ölümlerde, anmalarda, katliamlarda acıyı derinden paylaşmanın bir ifadesidir.
Burada da ayrılığın bıraktığı acının sembolü olarak karanfili kullanmıştır.

Sonuç:
Anlatıcı yaşadıklarını içmonolog yoluyla değerlendirmektedir.
Geçmişte yaşananları şu an bulunduğu durum çerçevesinde değerlendirdikten sonra geçmişin kendi psikolojisi üzerinde ne gibi etkileri olduğunu aktarmaktadır.

Anlatıcı, yaşananları bize betimlemeler yaparak ve okuyucunun zihninde bir sokak tasviri oluşturarak aktarmaktadır. Şiirde zıt kavramları aynı dizede kullanarak anlatımı kuvvetlendirmiştir. İç diyalog yöntemiyle şiirde bahsedilen kişiye sormak istediği soruları kendine sormuş ve yanıtlamıştır.
Ve son olarak Edip Cansever kendisiyle özdeşleşmiş olan "Karanfil" imgesini kullanmıştır.

Aşkın olduğu kadar dostluğun da simgesi olan "karanfil"e şairin olgunluk dönemi eserlerinden birisi olan, Saate Bakmak şiirinde rastladığımıza şaşırmamak lazım.

1971 askeri darbesinin neden olduğu çaresizlikle onun doğurduğu hüznün ikili ilişkilere yansımasını konu alan şiirde şair parantez içi vurgularla iki kişi arasında yaşananların uzak oluşlarının aralarındaki iletişimsizliği ironize eder sonra da ortada bir karanfilin kaldığını söyler.
İki kişi arasındaki muhabbetin yabancılaşmayı aşarak eskimiş olanı yenilemek olduğuna 'ortada kalan karanfil' simgesiyle dikkat çeker.

Edip Cansever'i anlamak her ne kadar zor olsa da sizlere elimden geldiğince onun şiirlerini istediğimizde kapalılıktan çıkarabileceğimizi açıklamaya çalıştım.

Onun yeri bende çok ayrıdır. Sizi için de ayrı bir anlam taşıması adına yazdım...

Üniversite yıllarımı noktalarken dilimde onun adı, kalbimde onun güzel dizelerinin heyecanı, elimde onun parçalarının birleşimini oluşturan lisans tezim vardı.
Üstüne yaklaşık bir sene boyunca düşündüğüm imgeleri, tam olarak nereye oturtsam da izlesem diye düşündüğüm metaforları vardı.
O benim, sularında özgürce yüzebildiğim okyanus...

O benim içine girince çıkmak istemediğim berrak sulardı...
Teşekkür ederim, öğrettiklerin adına Edip...

Canım Edip.
Işıklarla uyu...