Bursa
Parçalı Bulutlu
24.4°
Lifebursa.com - Bursa ve Türkiye'den son dakika haberleri
Öyküm Ari
Öyküm Ari
öykümari@lifebursa.com

Yalın-ız-laş-mak

17 Mayıs 2021 Pazartesi, 12:00

Yalnızlaşan evren ve yalnızlaşan insanlar...


Kimisi,"Teknoloji bizleri yalnızlaştırdı. Bir kutunun içine hapsetti" diyor.


Kimisi "yeni nesiller eski nesillere göre daha ben-cil ve yalnızlığı seviyor" diyor.


Kimisi de "pandemi hepimizi iyice içine döndürdü." diyor.

Bana kalırsa da böyle.
Kendimizi dinleyelim derken iyice kollarımıza dokunup kendimize sımsıkı sarılmaya başladık.

Belki de kendimizden koptuğumuzu düşünüp bırakmamak içindir.


İçimizde oluşan kaç benliğimizi tam olarak sarıp sarmalayıp işte bu benim diyebildik?


Issız bir adada yalnız kalsak balıklarla konuşup palmiyelere sarılırdık ama kendimizle yalnız kaldığımızda düşüncelerimize sarılmak hep daha tehlikeli olmuştur.


Beyne hükmedebilmek her zaman daha zordur.


Gecenin bir yarısı beyninin sesine uyanmayanlar bana şu an tam olarak "ne saçmalıyor bu" diyor olabilir.

Fakat bu böyledir, kendinizle-yalnızlığınızla çatıştığınız zaman aslında beyninizle çatışırsınız.


Buna ben "susarak konuşmak" diyorum.


Kimi bilim insanları bu konuşulanlara "insanın özbenlik gelişiminin bir anahtarı" olduğunu söylüyor.

Fakat biliyorsunuz ki fazla ilerlemiş haline de başka şeyler diyorlar.


Herhangi bir insanla konuşmaktan tek farkı kafamızın içindeki ses hep konuşur biz sadece bazı zamanlar onu dinler veya cevap verme ihtiyacı hissederiz.

Hem insanın kendiyle konuşması iyidir derler.

Gerek durumlara gerekse olaylara bakış açısı geliştirmek için kendi içinde bazı analizleri yapabilmeli insan.

Bunun için de kendini tanımak, kendi sınırlarını keşfetmek lazım.


Ayrıca insan en çok beyninin içindeki seslere güveniyor öyle değil mi?

Sanırım en izahı olmayan noktası da bu...

Senin sesin ya, inanıyorsun dediklerine!

Hem insan kendine de güvenemeyecekse...