Bursa
Çok Bulutlu
13.6°
Lifebursa.com - Bursa ve Türkiye'den son dakika haberleri
Suat Sapan
Suat Sapan
suatsapan@lifebursa.com

Anılar ve hüzün

12 Ekim 2021 Salı, 13:02

Sevgili Arkadaşım Dr.Basri Seçkin, geçtiğimiz günlerde Nostalji başlığıyla Yazıcıoğlu Sineması'nın bulunduğu binanın bir görüntüsünü paylaştı.

Hüzünlenmemek mümkün mü?
Yazalım o zaman!

Çocukluğumuzu özgürce yaşadık.
Sokakların tozunu attırırdık hiç durmadan.
Sınıfta geçen ders saatleri ve evde ödevlerin hazırlanması istisnai anlardandı.
Yine böyle geçen bir günün akşamında işten dönen babam;
'Hadi hazırlanın sizi sinemaya götüreceğim' dedi.
Sinemaya yabancı değildik aslında.
Pınarbaşı meydanının yanındaki Kalebahçe'de bir yazlık sinema vardı.
Bazen içeriden, çoğunlukla da perdeyi rahatlıkla görebileceğimiz setin üstünden tüm filmleri rahatça izlerdik.
Babamızın teklifini duyunca abimle birlikte kısa sürede ve heyecanla toparlandık.
Evden çıkıp, epeyce yürüdükten sonra, içeride sağlı sollu dükkanların bulunduğu büyük bir binanın önüne geldik.
Yazıcıoğlu Sinemasının bulunduğu pasajdı ve biz ilk kez geliyorduk.
Biletlerimizi alıp salona geçtik.
Salon ne kadar büyüktü.

Duvarlardaki rengarenk ışıklar ve gong seslerinden çok etkilendik.
Biraz sonra da Çılgın Dünya isimli bir komedi filmini izlemeye başladık.
Son derece hareketli ve keyifliydi.
Ama bu saatlerde biz çoktan uyumuş olurduk.
Fazla dayanamadık tabi!
Film sanki bitiyor ve yeniden başlıyor gibiydi.
Biraz uyuyor, bir ara uyanıp tekrar filmi izliyorduk.
Defalarca süren bu atraksiyonun ne zaman sona erdiğini, ne zaman yatağa yattığımı hiç hatırlamıyorum.

Daha sonraki dönemlerden; İrlandalı Kız, Love Story, Endless Love, Şeytan gibi filmler kalıyor aklımda.
Pasajın içindeki dükkanlardan en belirgin olanı, Tayf Reklam'dı kesinlikle.
Liseden sınıf arkadaşım Günhan'ın babasıydı sahibi.
Turgut Amca ressamdı, oldukça naif bir insandı.
İşyerinde; kendi yaptığı, ağırlıklı olarak atların resmedildiği tablolar ve plaklar satardı.
Son derece estetik ve zarif bir işyeriydi.

Yıllar sonra bina komple yıkıldı.
Bursa'nın anılarından bir parça daha eksildi sessizce.
Tıpkı diğerleri gibi.
Tayyare, Dilek, Saray, Kısmet, Zafer...

Geçmişe yönelik hıncımız bitmiyor bir türlü.
Anılarımızın bir kenarda durmasına, bizimle birlikte yaşamasına, geleceğe aktarılmasına izin vermiyoruz.
İçinde yaşadığımız binalarımız bile 50 yılı görmüyor artık.

Anılar; şarkılarda ve giderek solan resimlerde kaldı!