SON DAKİKA
Hava Durumu
Yazının Giriş Tarihi: 25.09.2021 20:13

Alışkanlıklarımızın Bilinmeyen Kökenleri

Dünya'nın neresine giderseniz gidin, insanoğlunun çok çeşitli alışkanlıkları vardır. Bu alışkanlıkları her kültürde görmek mümkündür. Çoğu zaman neden yaptığımızı bile bilmediğimiz alışkanlıklarımız bize atalarımızdan ve önceki inançlardan miras kalmıştır.

Mesela geçenlerde okuduğum bir makale beni çok şaşırtmıştı. Bilim adamları geceleri rüyamızda hemen hemen herkesin mutlaka bir kere yaşamış olabileceği yüksekten düşme refleksinin, avcı-toplayıcı toplumlarda vahşi hayvanlardan korunmak için ağaç tepelerinde yaşayan atalarımızın sık sık düşerek yaralanması ve düşmekten korkması ile alışkanlık geliştirmesi, bu alışkanlıkların kalıtımsal olarak sonraki nesillere aktarılmış olabileceğinden bahsetmekteydiler. Bunun gibi daha yüzlerce davranış ve alışkanlığa sahibiz. Bir tane daha örnek vermem gerekirse özellikle Anadolu coğrafyasındaki türbe, adak ağacı, dilek dileme ve mum yakma alışkanlıkları vb. birçok alışkanlık mevcuttur. Türbe ziyaretini ve yapılan duayı ayrı tutuyorum. Fakat Türbede yatan kişiden hacette bulunulması ve dilek dilenmesi batıl bir inanıştır. Bu türbe sahibi zat kültürümüzde o kadar kutsaldır ki, çoğu türbenin içinde kimin yattığı bilinmez. Veya türbenin gerçekten boş olup olmadığı, ya da daha garibi Roma döneminden kalmış bir Gladyatör mezarı olması bile sonucu değiştirmez. Türbe diye bir Roma' lı, mezarına yüzlerce yıldır kutsallık atfedilip dilek dilenebilir. Biz toplum olarak her şeyi kutsallaştırmayı çok seviyoruz. Sanırım bunda Dinimizi gerçekten araştırıp öğrenmememizin etkisi ve cahilliğimizin payı' da büyüktür. Toplum olarak çoğunlukla "Kültür Müslümanıyız". Ama dinde yeri varmış gibi birçok batıl uygulamaya ve alışkanlıklara sahibiz.

Türkler Müslümanlığı kabul etmeden önce gök tanrı inancına sahipti. Ata kültü önemliydi. Ve çoğunlukla Şamanizm etkisindeki alışkanlıkları benimsemişlerdi. Çok geniş kitleler halinde Müslümanlığı kabul eden Türkler, İslamiyet dininin koruyuculuğunu ve yayıcılığını başarılı bir şekilde yapmıştır. Peki ama yanımızda getirdiğimiz Şamanizm'den kalma bir çok alışkanlığımıza ne oldu?

Bu alışkanlıklara ne olduğu ile ilgili örnekler vererek açıklamak istiyorum.

--Yeni doğmuş bebeklere cinsiyete göre renk tayin etmek;

Kız çocuklarına pembe, Erkek çocuklarına Mavi renklerde kıyafetler, örtüler, battaniyeler seçilmesi. Bu alışkanlık tamamen Şamanizm' den gelir. Renklerin koruyucu gücü (apotropaik özelliklerinin olduğuna) inanılır. Ve cinsiyete göre renk tayin edilir.

--Lohusa kadınların başına bağlanan kırmızı kurdele;

Günümüzde doğum yapan kadınların olmazsa olmazıdır. Özellikle kırmızı kurdele seçilir. Peki neden kırmızı hiç düşündünüz mü? Şamanizm döneminden günümüze kadar ulaşmış bir adet. Bu kurdelenin anneyi ve yeni doğan çocuğu, "Albız" denen şeytana karşı koruduğuna inanılır.

-- Gidenin Arkasından Su dökmek;

Su gibi git, su gibi gel anlamında yapılsa da, Şamanizm'deki su kültü ile ilişkilidir. Şamanlar arasında değerli bir içkinin bir kısmının Tanrılar için yere dökülmesi ile başlamış ardından ölen kişi için yere bir miktar su dökülmesine dönüşmüştür. Onun ruhunun geri gelmesi için zamanla birkaç değişikliğe uğrayarak bugün sahip olduğumuz yolculuğa çıkanın ardından su dökülmesi adeti haline gelmiştir.

-- Su içerken başı tutmak:

Su içilirken aklın baştan çıkacağını düşünen şamanlardan günümüze uygulanagelmiş bir alışkanlıktır.

-- Kurşun dökmek;

Kurşun dökme kötü ruhlardan birinin çaldığı şansı geri döndürmek için yapılan sihir kökenli bir ayindir. Şamanizm de kurşun dökmeye "kut dökme" denilirdi. Günümüzde nazara karşı dökülen kurşun alışkanlığında dualar okunmaktadır. Ne kadar batıldır bilemiyorum fakat erimiş kurşunun su dolu bir kaba hızlıca döküldükten sonra oluşan şeklin ele alınıp yorumlanması işte bu kısım falcılık ile çok benzemektedir yorum sizin.

--Nazar İnanışı ve Nazar Boncuğu:

Nazar inanışı bizim dinimizde de yer alan bir inanıştır. Bilimsel olarak varlığı' da bilim adamları tarafından kabul edilmeye başlanmıştır. İnsanlarda bulunan Biyo-enerjinin ve ya kötü enerjinin karşı tarafa veya bir hedefe aktarılması durumudur. Fakat nazara karşı Kuran-ı Kerimde koruyucu dualar mevcuttur. Nazar boncuğu konusuna gelirsek işte bu batıldır. Nazar boncuğu nazardan korumaz. Belki kötü enerjinin yoğun olduğu ortamlarda kendiliğinden çatlayabilir fakat asla nazara karşı koruyuculuğu yoktur. Şamanizm'den gelmektedir.

--Tahtaya vurma

"İstemeyen bir şey duyulduğunda kulağı çekip tahtaya vurma âdeti Şamanizm'den gelmektedir. Ormanda ağaçlık alanlarda kötü ruhların yaşadığı sanıldığından tahtalara da sindiği var sayılırdı. İşte bunları kaçırmak için tahtaya vurma alışkanlığı gelişmiştir".

--Ağaca çaput bağlayarak dilek dileme;

Bu alışkanlık toplumuzda o kadar baskındır ki, inanın denemek için şehrin göbeğindeki herhangi bir ağaca renkli kumaşlardan birkaç bez, çaput ve ya kurdele bağlayın çok kısa bir süre sonra ağaçta yer kalmayacağını göreceksiniz. Toplum olarak hacet ve dileklerimiz hiç bitmez. Fakat bu isteklerimizi inancımız doğrultusunda dua ederek bizi yaratan dan, istemek yerine araya aracı sokarız. Bazen bir taş, Bazen bir türbe, bazen' de bir ağaç. Şamanlar kendi dönemlerinde ağaçları yaşamın sembolü olarak gördüklerinden ağaçlara küçük kumaş parçalarını bağladıklarında o an tuttukları dileğin gerçekleşeceğine inanırlardı. Bu inanış Türklerin İslamiyet'e geçişinden sonra tamamen terkedilmediğinden günümüzde hala dilek tutmak için ağaçlara kayalara ve türbelere çaput bağlama adeti şeklinde sürdürülmektedir.

Bahsettiğim örnekler dışında birçok farklı alışkanlığımız hala toplumda uygulanmaya devam etmektedir. Şamanizm dönemde neden kabul gördüğünü açıklayabiliyorum. Şamanlar, dünya üzerinde en eski inançlardan biri olan Animizm inancına sahiptiler. Animizm: Her şeyin bir ruhu olduğuna ve her varlığın kutsal olduğuna duyulan inanç. Dolayısıyla şamanlar ruhlarla iletişime geçmek üzerine ve kötü ruhlardan korunmak üzerine bir uygulama pratikleri geliştirdiler. Bizler Animist değiliz, Şamanda değiliz, biraz oradan biraz buradan. Peki ya biz neyiz?

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar

Mustafa Kemal Paşa’nın incisi Miletopolis 

14.01.2022 14:14
Bursa’ya bağlı Mustafa Kemal Paşa ilçesi gerek tarihi, gerekse kültürel geçmişi ile çok zengindir. İlçenin tarihi paşalarda bulunan fosil yatakları ile 23 milyon yıl öncesi memeli hayvan gruplarını ve o dönem koşullarını anlamamıza imkan tanır. Fakat bugün bahsedeceğim konu miletlilerdir. &n

Bursa'nın En Gözde Mesleği Dilencilik

14.11.2021 01:39
Bu yazımda hepimizin hemen hemen her gün gördüğü defalarca yaşadığı, bazen görmezden geldiğimiz, bazen de başımızın gözümüzün sadakası olsun diye para verdiğimiz dilencilerden bahsedeceğim. Benim özellikle çok sıkıntı yaşadığım bir konu bu. Bursa'da her 100 m de karşımıza bir dilenci çıkmakta

Narkissos Mitosu ve Narsisistik(Narsizm) Kişilik Bozukluğu

11.10.2021 16:44
Antik Dönem 'de Narkissos mitosu Narsizm kişilik bozukluğu ile özdeşleşmiştir. Narkissos mitosunun birden çok versiyonları olmasına karşın şair Oividus tarafından anlatılan versiyonuna göre; Irmak Tanrısı Kephisos, Liriope isimli Nympha'ya âşık olur ve onu dalgalarıyla kucaklayıp ona sahip olur. Zam

Stres ile mücadelede müziğin gücü

17.09.2021 20:51
Hepimiz son yıllarda yaşadığımız felaketleri düşündüğümüzde toplum olarak ruhsal çöküntü içerisindeyiz. Salgın hastalık bir taraftan, ülke olarak ekonomik zorluklar bir taraftan, İşsizlik, Toplumsal şiddet, Kadına şiddet, kültürel yozlaşma, yaşanılan adaletsizlikler derken insan olmanın en temel

Ley Hatları (Ab-ı Hayat Enerjisi)

10.09.2021 13:01
Son zamanlarda çok popüler olan araştırma konularından bir tanesi' de Ley Hatları' dır. Öyle ki, yapılan araştırmalarla ortaya çıkan bilgiler çok şaşırtıcıdır. İlk Çağ'dan itibaren insanlar yaşam alanı seçimlerinde doğal su kaynaklarına yakın olması, gıda bolluğu, iklim koşulları, askeri a

Bithynia'da Mithra kültürüne ait izler

02.09.2021 18:21
Kült: tapınma, tapma, din anlamına gelen bir kelimedir. İnsanların inanç sistemleri doğrultusunda inandıkları ilahi varlık veya doğaüstü bir güce, inançlarını gösterebilme biçimlerindeki farklılıklar, uygulamalar, ritüeller bu kültün özelliklerini belirler. Öncelikle inanç konusundan bahsetm

Bursa'yı düşünmek

27.08.2021 16:51
Resim 1: https://tr.wikipedia.org/wiki/Bursa#/media/Dosya:Bursa.jpg Nereden başlasam, nasıl anlatsam bilemiyorum. Bursa denilince, aklımıza çoğunlukla Osmanlı kültürel mirasına ait yapılar (Ulucami), şehrin sembolü haline gelmiş yiyecekler (Kestane şekeri, İskender kebabı vb.), tarihte tan